1 Aralık 2009 Salı

LİKYA YOLU (LYCIAN WAY) - 7. Etabı - OLİMPOS - HİSARÇANDIR Arası


15-16-17 Nisan 2011 Tarihlerinde, ışık ve aydınlıklar ülkesi Likya’nın son etabı olan Olimpos(Olympos)-Hisarçandır arasını, bilge rehberimiz Sn.Zeki VAROL eşliğinde, çok uyumlu
bir ekip ile yürüyerek, toplam 509 Km.’lik parkurun sonuna geldik. Bu etap da bir önceki Kumluca-Olimpos etabı gibi çok güzel bir parkur. Çoğunlukla orman içinde, 20-25 Metrelik Çam-Sedir-Ardıç-Sandal ağaçları gölgesinde yürünüyor. Bir çok yerde çeşme bulunduğu için susuzluk çekilmiyor. Manzara ise muhteşem. Açık havada Antalya bile çok rahat seyrediliyor. Tahtalı Dağı hala bembeyaz kar altında. Her yer portakal çiçeği kokuyor.
15 Nisan Cuma sabahı saat 06.00 gibi Kumluca Nur Pastanesi’ne vardık. Otobüsten indiğimizde çok güzel bir koku, bizi sardı. Önceleri hanımeli-nergiz kokusu sandık. Fakat o kadar yoğun ki, Sn.Nermin ÇALIŞ bizi meraktan kurtardı; portakal çiçeği. Misler gibi güzel kokuyu derin derin soluyarak, önceden sipariş verdiğimiz Nur Pastaneleri’nin ünlü mantarlı böreği ile kahvaltımızı yaptık. Daha sonra Olimpos’ta 2 Gün konaklayacağımız Deep Green Bungalows’a(0 242 8921090-www.olymposdeepgreen.com) giriş yaptık. Burası portakal ağaçlarının içinde, güleryüzlü sımsıcak personeli ile temiz bir tesis. Yemekler biraz daha özenli seçilebilirdi. Portakal ağacının bu kadar çok olduğu bir yerde, meyve olarak yemek sonrası bir portakal bile ikram edilmemesi, bence bir eksiklik.
Saat 08.30 Sıralarında yürüyüşümüze başladık. Önce Olimpos antik şehrini hızlı bir şekilde dolaştık. Uzun, Olimpos Çıralı sahilini yürüyerek geçtik. Kumsalda bata çıka uzun yürüyüş bizleri oldukça yordu. Sabah sabah deniz havası, dalgaların sesi ve muhteşem masmavi Akdeniz manzarası, bütün gece otobüs yolculuğundan sonra bizlere çok iyi geldi.  11.30 Sıralarında Atbükü Limanı Koyu’na ulaştık. 12.00 sıralarında vardığımız bir sonraki koyda öğle yemeğimizi yerken, gençlerimiz denize girdiler. 13.00 Sıralarında da, bir zamanlar krom madeni işletildiği için adını oradan alan Maden Koyu’na  vardık. Birbirinden güzel ıssız koyların muhteşem manzarası eşliğinde çok güzel bir patikada yürüyerek 17.00 Sıralarında Tekirova’ya vardık. Buradan otobüs ile Phaselis antik kentine gittiğimizde saat 17.30 sularıydı. Antik dönemde 3 Limana sahip, denizcilikte ve ticarette çok başarılı bir kent olan Phaselis’i, çalışanların mesaisi 17.00’de bittiği için göremedik, gezemedik. Bizde Olimpos’a kalacağımız tesise geri döndük. Bugünkü yürüyüşümüz, zorlu olmayan bir parkurda, manzaralı, bazen deniz kıyısında, bazen orman içinde, yaklaşık 25 Km. civarında sürdü.
İkinci gün etkinliğimiz, Kuzdere Köyü(Vadisi), Gedelme Mahallesi’nden saat 08.30 sıralarında başladı. Antik dönemde Kadrema ismi ile anılan 675 M. Yükseklikteki Gedelme Kalesi yörenin tahıl deposuymuş ve bölgede ki yolların kontrolünü sağlarmış. Burası devasa büyüklükteki çınar ağaçları, buz gibi suları, tertemiz havası ile çok güzel bir yayla. Anıt çınar ağaçlarının yaklaşık 2500 yaşında olduğu söyleniyor
Gezimizi 09.15 gibi bitirip yürüyüşe başladık. Oldukça uzun ve zorlu bir etap(Yaklaşık 27 Km.) olmasına rağmen, tek kelimeyle mükemmel bir parkur. Neredeyse tamamı asırlık 20-25 Metrelik çam ormanları içinde, çok güzel patikalarda geçiyor. Gedelme’den sonra yaklaşık 1000 M. yüksekliğinde ki Meşe Çukuru bölgesine çıkılıyor, sonra Göynük Yaylası’ndan geçerek 300 Metrelere vadiye inilip dere aşılıyor, sonra tekrar 800 metrelerde ki doruklara çıkılıyor, daha sonra da 100-150 Metrelerde ki Göynük Eco Fun Adventure Park’ta(www.ecofunadventurepark.com) bitiyor
Bu yürüyüşte öğle yemeğimiz 15 dakika, molalarımız ise en fazla 5 dakika kadar. Gerçekten yoruluyoruz ama, sevgili rehberimiz Zeki Bey’in sakinliği, mütevaziliği ve hoşgörülülüğü, hepimize yansıyor. Tatlı sert uyarılarıyla yürüyüşümüz çok keyifli bir şekilde devam ediyor. Tüm katılımcılar birbirleriyle çok uyumlu. Herkes birbirine yardım ediyor. Sohbet, kahkaha gırla gidiyor. 27-28 Km.’nin nasıl geçmiş anlamıyoruz
Göynük Adventure Park’ta bizi bekleyen arabamıza bindiğimizde yorgunluğumuzun farkına varıyoruz. Akşam ise, yemekten sonra ateş başında şarkılar türküler söyleniyor. Sevgili Necdet saz çalıyor. Birkaç arkadaşı, gündüz yürüyüşü kesmemiş olacak ki gece Çıralı Yanartaş’a çıkıyorlar. Bense hiçbirine katılamıyorum, doğru yatağa gidiyorum.
Üçüncü gün mutlu son’a ulaşıyoruz. Toplam 509 Km.’lik Likya Yolu’nun Antalya yönünden başlangıç noktası, Fethiye yönünden bitiş noktası olan 830 Metre yükseklikte ki Hisarçandır Köyü’ne varıyoruz. Başlangıç ve Bitiş levhalarının önünde resimlerimizi çekildikten sonra, saat 09.45 Sıralarında yürüyüşümüze başlıyoruz
Önce 1450 Metrelerde ki Üçsöğüt Yaylasına ulaşıyoruz. Oradan Hisarçandır Yaylası Elmayanı mevkiine varıyoruz. Buraya kadar orman içi yoldan yürüyoruz. 15-20 Metrelik çam ağaçları gölgesinde, onlarca rengarenk çiçekler arasında yürümek bir ömür. Yaylaya yaklaşırken asırlık ardıç ağaçları başlıyor. Bugüne kadar gördüğüm en büyük ardıç ağaçları. Yaklaşık 20-25 Metre olanları var. Buradan Sarıçınar Vadisine girerek inişe başlıyoruz. Yer yer Sedir ağaçlarını görmeye başlıyoruz
Aşılık Geçidi’ni aşıyoruz. Manzara müthiş. Bir taraf yalçın dimdik kayalık dağlar, diğer taraf yemyeşil vadi. Vadide çok uzak gibi duran ama biraz önce içinden geçtiğimiz Sarıçınar deresi. Antalya’yı ve Göynük sahilini yukarıdan seyrediyoruz. Bir ara yağmur yağıyor. Kısa sürede kesiliyor. Toprak ve orman kokusu her tarafımızı sarıyor ama rutubet ve nem artıyor. Heryerimiz yapış yapış oluyor. Bazı gençlerimiz ve genç hissedenlerimiz,  gördükleri her su havuzunun(bövet) buz gibi sularına dalıyor. Sonra yine yetişip bizleri geçiyorlar. Ben’se bu kısa sürede soyunamam bile. Hepsine maşallah
Bu etap da, oldukça dik iniş ve çıkışlar var. Kaya yapısı, çok keskin ve sivri. Saat 17.30 sıralarında yürüyüşümüz bitiyor. Bugünde 20 Km. civarında yürüyoruz. 3 Günde toplam 72 Km. civarında yürüdükten sonra yorgun ama bir o kadar da mutlu, tatlı bir zafer sarhoşluğu içinde,  İzmir’e dönüşe geçiyoruz.
Böylece Fethiye’den başlayan 509 Km.’lik Likya Yolu yürüyüşümüz Antalya Hisarçandır’da sona eriyor. Ertelediğimiz Demre Finike arasını önümüzdeki günlerde yürüyeceğiz. Bizler toplam 509 Km.'lik etabın yaklaşık 450 Km.'ni bilfiil yürüdük. Sadece artık kentleşmiş yerleşim yerlerinin içinden ve asfalt olan bölümlerden yürümemeyi tercih ettik. Bir kez daha sevgili Zeki VAROL’a çok ama çok teşekkür ediyorum, rüyalarımı gerçeğe dönüştürdüğü için.
Bu etkinliğin sonunda, yaklaşık 1 yıl önce aldığım merrell marka ayakkabımın bir tanesinin(Sol) vibram tabanı tamamen parçalandı. Sağ bot ise sapasağlam. 20 Yılı aşan dağcılık serüvenimde hep merrell kullanmıştım. İlk merrell botumu 7 yıl, İkinci merrell botumu ise 8 yıl kullanmıştım. Bunu çevremde hep anlatırdım. Hatta 2-3 arkadaşım benim memnuniyetim sonucu merrell bot almışlardı. Üçüncü botumu ise ancak 1 yıl kullanabildim. Bence merrellar eski kalitesinde değiller. Durumu bildirdiğim merrell Türkiye distirübütörü Yeşil Kundura ise, önce botları istedi, sonra da çözüm üretmemeyi tercih ederek botları geri gönderdi. Böylece benim merrell tutkum da sona erdi. Artık kimseye tavsiye etmiyorum.
Sağlıkla kalın…
Ayhan YÖRÜK

Bu etkinliğin fotoğraflarını görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.

5 yorum:

  1. Adil Alpkocak26 Nisan 2011 02:09

    Sevgili Ayhan bey,
    Sizleri yürekten kutluyor, aktardığın güzellikler için çok teşekkürler.
    Adil

    YanıtlaSil
  2. Yusuf GENÇ

    Tebrikler,darısı başımıza...

    27 Nisan 2011 13:54

    YanıtlaSil
  3. Yaşar Mehmet ERDİL

    Tek kelimeyle harika...

    26 Nisan 2011 12:30

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Ayhan,
    Etkinliği çok güzel özetlemişsin, eline sağlık. Bitiş noktasında birlikte olduğumuz fotoğrafı yayınladığın için teşekkür ederim. Likya yolu etkinliğini sayende yaşıyorum; bu fotoğraf bana bunu gösteriyor..
    Şinasi Yüksel

    YanıtlaSil
  5. Mahir Sercan YURUK
    Merhabalar Ayhan Bey,
    Gerçi bloğunuzu o kadar yakınen takip eder oldum ki neredeyse kendimi "merhaba Ayhan Abi" diyecek kadar samimi hissettim.

    Yaptığınız etkinlikler ve açıklayıcı bloğunuz sayesinde çok yakın zamanda gerçekleştireceğim likya yolunun ilk 5 etabı yürüyüşüm için hem bir çok bilgi, püf noktası hemde yüklü şekilde cesaret bulduğumu söylemek isterim.

    Bu mailimin tek amacı size teşekkür etmek ve etkinliklerinizin alışık olduğunuz gibi mükemmel olmasını temenni etmektir.

    Sağlıcakla kalın.
    09.08.2011 10.30

    YanıtlaSil