1 Aralık 2009 Salı

HONAZ DAĞI(2.571 M.)-DENİZLİ Zirve Yürüyüşü


13-14 Ekim 2012 Tarihlerinde Zirve Dağcılık Denizli Temsilciliği’mizin düzenlediği, 2.571 M.’lik yüksekliği ile Ege Bölgesi’nin en yüksek dağı olan Honaz Dağı zirve yürüyüşüne katıldım. Denizli ilimizin Honaz ilçesi sınırları içinde yer alan Honaz Dağı, 1995 Yılında Milli Park ilan edilmiş. 
Zirvesinde askeri gözlem ve radar tesislerinin bulunması sebebiyle, dağcılık faaliyetleri askerlerin
verdiği izin ve belirlediği rota çerçevesinde yapılabiliyor. Bildiğim kadarıyla askeri bölge olduğu için, ferdi dağcılık faaliyetine izin verilmiyor. Radar ve Askeri bölgenin fotoğraf çekimi de yasak.
1170 M.’de ki Honaz Dağı Milli Parkı içinde ki Cankurtaran günü birlik kamp alanı, asırlık çamların altında küçük bir marketi, bir tane lokantası, ağaçtan oturma yerleri, tuvaletleri ve çeşmeleri ile çok güzel bir yer. Lokantada alabalık, ızgara et ve alkol bulunuyor. (Dağ Restoran: Alabalık ızgara+Salata+Yoğurt= 7,50 TL.)
Ülkemizin çeşitli köşelerinde bulunan Gençlik ve Spor Bakanlığı gençlik kampı tesislerinden birisi de burada bulunmakta. Çadır dışında konaklama imkanı yok. Kamp alanında 07.01.1148 Yılında Selçuklu Sultanı Mesut’un 2. Haçlı ordusunu imha ettiği yer olması ile ilgili bir mermer kaide var.
Bizler 13 Ekim Cumartesi günü saat 14.30 sıralarında kamp alanına vardık. Çadırlarımızı kurduktan sonra biraz Milli Park çevresini gezdik. Seyir noktasından manzara seyrettik. Akşama doğru Denizli, İzmir, Konya, Aydın, Kuşadası, Söke, Fethiye, Bodrum, Keşan’dan gelen tüm katılımcıların tamamlanması ile kamp alanı Zirve Bayram yerine dönüştü. Toplam 130 kişi civarındaymışız. 
Akşamüstü lokantada ızgara alabalık, et ve köfte çeşitleri yedikten sonra, Füsun Hanım’ın yeğeni Uğur Bey duvarda asılı bağlamayı eline alarak kulaklarımızın pasını giderdi. Hep birlikte türküler söyledik. Bazı arkadaşlarımız türkülere oyunlarıyla eşlik ettiler. 
Daha sonra kamp alanımızda yakılan ateşin başında türkü, şarkı ve sohbetlere devam ettik. Saat 23.00 Sıralarında da tam sessizlik moduna geçip çadırlara çekildik. Çünkü sabah 07.00’de zirve yürüyüşü başlayacak.
14 Ekim Pazar sabahı 07.15 Sularında 96 Kişi Honaz Dağı zirve yürüyüşüne başladık. Takribi 1700-1800 Metrelere kadar çamların arasında yürüdük. Daha sonra 2000 Metreye kadar mucize ağaç olan Ardıçlar’ın arasında, 2000 Metreden sonra ise, zirveye kadar çıplak arazide yürüyüşümüz devam etti.  
Havanın açık ve güneşli olması Denizli, Acıpayam ve Serinhisar ovalarını, Tavas yol ayrımını kuşbakışı görmemize olanak sağladı. Bu esnada Savaş Adakale Ağabey’den Serinhisar ovalarında en çok leblebi yetiştirildiğini öğrendik. Saat 12.30 Sularında yürüyüşe katılan 96 kişinin tamamıyla, firesiz şekilde zirveye ulaştık. 
1991 Yılından bu yana çıktığım tüm zirvelerde yanımda olan fotoğraftaki küçük Türk Bayrağım maalesef fotoğraf çekimlerinden sonra bana geri dönemedi. Kayboldu.Honaz Dağı zirvesi iki tepeden oluşuyor. Tepenin birinde askeri radar tesisleri var. Orası yasak olduğu için yanından geçerek diğer tepeye çıktık.
Kamp alanından zirveye, yaklaşık 1400 Metre yükseliyorsunuz. Çıkışın bazı bölümleri oldukça dik. Bazı yerler de çarşak. Bir günde 1400 Metre yükselmenin dışında bir zorluğu yok. Bizler bu mesafeyi yavaş tempo ile 5 Saatte çıktık. Yaklaşık bir saate yakın zirvede kaldık. Öğle yemeğimizi zirvede yedik. Burada Sn. Serdar ÖZDEMİR sayesinde en güzel zirve yemeğini yedim.
Kabak ve biber dolması ile, biber-patates-domates kızartması. Bir yoğurt eksikti. Üzerine yan masadan bir de irmik helvası gelmez mi! Daha ne olsun, yemede yanında yat. Sn. Serdar Bey ve Annesine çok teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık. Saat 13.30 Sularında zirve molasına son verip dönüşe geçtik. Çıkışa göre oldukça hızlı bir tempo ile yaklaşık 3 Saat sonra, 16.30 Civarında kamp alanına ulaştık.
Zirve Dağcılık Denizli Temsilciliği’mize, bu etkinlik organizasyonunda çok emeği geçen başta Tufan AYDIN ve Sadık KADIKÖYLÜ olmak üzere, onların nezdinde diğer tüm emeği geçenlere, çok teşekkür ediyorum. Hepsi etkinliğin başından sonuna kadar arı gibi çalışıp mükemmel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine küçük bir de eleştirim olacak. Etkinlik öncesi alkol yasağını ne kadar doğru buluyorsam, yürüyüş esnasında ki molalarda sigara içilmesini de o kadar yanlış buluyorum. Bence yürüyüş esnasında, özellikle yükseklerde sigara içilmesi alkolden daha da tehlikeli.
Yazımı, Kulübümüzün milli Stand-up’çısı Safiye Hanım’a (Namı diğer “Alaçatı ilginç şeyler”) çok teşekkür ederek bitirmek istiyorum. Etkinlik sonunda en az bacaklarım kadar çenem de ağrıyordu gülmekten. Sayesinde, İzmir Denizli yolculuğu ne zaman başladı, ne zaman bitti anlamadık. Akşam yemeğinde de, ateş başında da bizleri kırdı geçirdi. Yaklaşık 21-22 Yıllık Dağcılık maceramda hiçbir etkinlikte bu kadar gülmedim. Allah da seni hep güldürsün Safiye Hanım.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK

Honaz Dağı zirve yürüyüşü ile ilgili fotoğrafları görmek için lütfen burayı tıklayınız.

2 yorum:

  1. Şinasi Yüksel17 Ekim 2012 18:53

    Merhaba Ayhan,
    Zirve Dağcılık olarak dağcılık şölenine çevirmişsiniz etkinliği! Sizleri kutluyorum, Salt Lake City'den selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

    YanıtlaSil
  2. Eline sağlık Ayhan hocam çok güzel yazıyorsun ve bilgilendiriyorsun,iyiki varsın,zevkle okuyorum sayfanı hep..
    Yasar KÜSBECİ 18 Ekim 2012 09:57

    YanıtlaSil