1 Aralık 2009 Salı

ŞEHR-İ İSTANBUL(1. Gün) - Büyükada-Beylerbeyi Sarayı-Çamlıca Tepesi-Küçüksu Kasrı

BÜYÜKADA - İstanbul
19-20-21-22 Mayıs 2011 tarihlerinde, Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulubü’müzün organize ettiği İstanbul Kültür gezisinde, bir mucize gerçekleştirdiğimizi fotoğraflara bakarken daha iyi anladım. İzmir’e döndükten sonra fotoğraflara bakarken resmen yoruldum. 4 Gün gibi kısa bir sürede, yoğun İstanbul trafiğine rağmen bu kadar çok yer 
gezmemizi sağlayan Sn. HafizeFatoş ve Zeynep Hanımefendilere çok teşekkür
ediyorum. Gezdiğimiz yerleri mümkün olduğunca kısa bilgiler eşliğinde (Nasıl olacaksa!) aşağıda anlatmaya çalışacağım. Müzelerin içinde resim çekmek yasak olduğu için, sadece müzelerin dışı ve bahçelerinde resim çekebildik. İstanbul’un her yerinde 
misler gibi erguvanlar coşmuş. Dağ taş her yer yemyeşil, tam bir bahar havası. Laleler ise solmaya başlamış. Eline oltayı kapan Boğaz kıyısına koşmuş. Sanırım istavrit akını var. Oltayı atan 7-8 balık çekiyor. Kovalar kıpır kıpır balık dolu 19 Mayıs sabahı gezimize Büyükada'dan başladık. Adalar İlçesi, Büyükada, Heybeliada, 
Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Sivriada, Yassıada, Kaşık ve Tavşan isimli 9 adadan oluşmakta. Bizler adaların en büyüğü olan Büyükada’yı gezdik. Trajedilerle dolu, birçok imparator, imparatoriçe ve ünlü yazarların  sürgün yeri olması ile ünlü Büyükada da, Aya Yorgi (Çıngıraklı) Manastırı'na kadar yürüdük. Manastırın kuruluş 
yıl dönümü kabul edilen her 23 Nisan günü, neredeyse % 98'i müslüman olan binlerce insanın akınına uğrar. Bu tür davranışların batıl inanç olduğu, tüm dini yapılarda olduğu gibi burada da kilise girişindeki yazıda açıkça belirtilmesine rağmen, ev-araba almak, çok para kazanmak, çocuk sahibi olmak, eş bulmak, ayrı kaldığı 
sevdiklerine kavuşmak için insanlar çılgınca buraya gelir ve her dileğe göre ayrı renk ipleri kiliseye kadar bağlar. İnananların dilekleri gerçekleşir mi bilinmez ama makara makara ip, minik ev ve araba satıcılarının çok para kazanma dileklerinin gerçekleştiği muhakkak. Dönüşte fayton ile ada turu yaptık.(www.adalar.bel.tr
Muhteşem Ahşap Yalı’ların, bin yıl önce inşa edilen (M.S.963), haçlı seferlerinde defalarca talan edilip yakılıp yıkılan Aya Yorgi (Çıngıraklı) Manastırı’nın da içinde bulunduğu BÜYÜKADA fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

BEYLERBEYİ SARAYI - İstanbul
16. Yüzyılda Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın burada bulunan köşkünden dolayı Beylerbeyi olarak adlandırılan bölge, çeşitli dönemlerde padişahların ilgisini çekerek kimi köşk ve kasırlarla yazlık bir niteliğe kavuşmuştur. Bugünkü Beylerbeyi Sarayı Sultan  
Abdülaziz tarafından 2. Mahmud’un ahşap sahil sarayı yıkılarak 1861-1865 yılları arasında mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Saray genellikle yaz aylarında yabancı devlet başkanlarının ağırlanmasında kullanılmıştır. www.kultur.gov.tr 

Beylerbeyi Sarayı fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

ÇAMLICA TEPESİ - İstanbul
Üsküdar İlçesi sınırları içinde yer alan Çamlıca Tepesi, büyük ve küçük olmak üzere 2 tanedir. Bizim gittiğimiz TV kulelerinin bulunduğu Büyük Çamlıca Tepesi denizden 268 m
yüksekliğindedir. Turing Başkanı merhum Çelik GÜLERSOY öncülüğünde restore edilerek halka kazandırılan tesisler, boğaz manzarası ve temiz havası ile güzel bir mesire ve dinlenme yeridir. www.wikipedia.org

Çamlıca Tepesi fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

KÜÇÜKSU KASRI - İstanbul
Sultan Abdülmecid tarafından burada bulanan iki katlı ahşap saray yıkılarak, mimar Nikogos Balyan’a yaptırılmış ve 1857 yılında hizmete girmiştir. Geleneksel Türk evi tipinde inşa edilen yapı, 
genellikle dinlenme ve av amaçlı olarak kullanılmıştır. Devlete ait diğer sarayların tersine yüksek duvarlar ile değil, dört yönde kapısı olan ve döküm tekniğiyle yapılmış zarif demir parmaklıklarla çevrilidir.  www.istanbul.net.tr

Küçüksu Kasrı fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

4 yorum:

  1. Hamit ERDEN

    Ayhancım,bende çok etkilendim vede bilgilendim.Ellerine sağlık.Gidip göremediğimiz yerleri sizler gibi dostlar sayesinde görme şansımız oluyor.

    06.06.2011 11.36

    YanıtlayınSil
  2. Ahmet Murat YAĞUŞ

    Ayhan'cım gezginliğine imrenmemek elde değil. Bizde paylaşımlarını zevkle takip ediyoruz. Tarihinden, doğasından, kaynaklarından ve en güzel yemeklerinden keyif alıyoruz yurdumuzun ve öğreniyoruz. Takipteyiz haberin olsun...

    07.06.2011 09.34

    YanıtlayınSil
  3. Şinasi YÜKSEL

    İstanbul'un bellibaşlı yerlerinde çok yoğun bir gezi yapmışsınız. Bu muhteşem özet, harika. Tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum İstanbul trafiğine takılmadan bizi gezdirdiğin için!
    Selamlar, sevgiler...

    07.06.2011 09.50

    YanıtlayınSil
  4. Emeğine sağlık...
    Filiz YÖRÜK

    YanıtlayınSil