22 Ocak 2020 Çarşamba

KARYA'dan LİKYA'ya YÜRÜYÜŞLER - 3 - 11-12 Ocak 2020


KARYA'dan LİKYA'ya yürüyüşlerimizin üçüncüsünü, Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 36 arkadaş ile 11-12 Ocak 2020 tarihlerinde gerçekleştirdik. Olympos Dağcılık İzmir Şb.nin proğramlı etkinliği olan faaliyetimizde 1. gün (11.01.2020) Muğla’nın  
Marmaris ilçesine bağlı Bayır Köyü’nün Osmaniye Mahalllesi yakınlarında bulunan EREN
DAĞI’nın zirvesine çıktık. 2. Gün ise (12.01.2020) yine Muğla’nın Köyceğiz ilçesine bağlı KARABÖRTLEN ile DÖĞÜŞBELEN köyleri arasında NAMNAM Çayı’nın serin suları içinde bol sulu bir faaliyet yaptık. 
Özellikle sabahları hava sıcaklığının 2-3, öğleden sonra ise 10-12 derecelere çıktığı bir sıcaklıkta, yemyeşil bir doğanın içinde, pırıl pırıl açık bir havada geçen rüya gibi 2 gün için Sn. Zeki VAROL’a ne kadar teşekkür etsek azdır. Etkinliğimizin 1. günü (11.01.2020) 
sabahı saat 07.00 sularında Bayır’ın Osmaniye mahallesinde bulunan Yakup’un Yeri’ne geldiğimizde ortalık daha aydınlanmamıştı. Kahvaltı ve gözleme yeni yeni hazırlanıyordu. Bunun üzerine bir kısmımız otobüste, diğer kısmımız da kuzinelerin 
başında uyuklamaya devam ediyoruz. Saat 08.00’e doğru kahvaltımızı yapıp 08.30 gibi yürümeye başlıyoruz. Hava sıcaklığı yukarıda da yazdığım gibi 2-3 derecelerde. Yerler bembeyaz kırağı. Osmaniye beldesindeki kırmızı kiremit çatılı evlerin otantik Muğla 
bacalarından göğe yükselen dumanlar beni masal kitaplarına götürüyor. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Yurdumuzun büyük bir bölümü ağır kış şartları altında donarken bizler yaklaşık 3-3,5 saatlik bir yolculukla masallardaki gibi bir ortamda, bahar 
havasında faaliyet yapıyoruz. 30-40 m.lik asırlık sarıçam ormanının ortasından geçen asfalt yolun iki tarafı yemyeşil çimen. Tablo gibi. 4-5 km.lik asfalt bölüm sonunda tam patikaya gireceğimiz sırada arkamızda gelen Jandarma bizleri durdurarak kim olduğumuzu 
nereye gittiğimizi soruyor. Herhalde köyün içinden grup halinde geçerken birileri bizi kaçak göçmenler sanıp Jandarmaya haber verdi diye düşünüyoruz. Çünkü son yıllarda Ege kıyılarında yaptığımız faaliyetlerde bu durum ara ara başımıza geliyor. Durum anlaşıldıktan sonra 
Eren Dağı çıkışımıza devam ediyoruz. Yükseldikçe Orhaniye Kız Kumu, Hisarönü Körfezi, Selimiye, İçmeler, Marmaris, Gökova Körfezi, Datça Yarımadası, Sandras Dağı, Akdağ ve Yunan Adaları ayaklarımızın altına sere serpe seriliyor. Pırıl 
pırıl güneşli açık havada sevgili Şule’nin klasikleşen kekini yiyerek yer yer çarşak kayalıklarda yer yer kayalık bölümlerde kaya tırmanışı ile gerçekleşen zorlu çıkışımız zirvede tam bir keyfe dönüşüyor. 12.05’te ulaştığımız wikiloc’a göre 856 m.lik Eren Dağı’nın 
zirvesinde ise manzarayı tarif etmek gerçekten zor. 360 derece tablo gibi. Bizlerde bu doyumsuz tablonun birer parçası oluyoruz. Zirvede 5-6 arkadaşımızın doğum gününü kutlayıp bir saate yakın moladan sonra saat 13.00’de inişe geçiyoruz. İnişi daha da dikkatli yapmak 
zorundayız. Bir ara keçiler üzerimize taş düşürüyorlar. Sonuçta bu zorlu çıkış ve inişi kazasız belasız saat 15.54’te tamamlayıp aracımız ile akşam kalacağımız Akyaka’ya hareket ediyoruz. Wikiloc’a göre bugün maksimum 856 m.ye çıkıp inerken toplam 14,32 km. 
yürümüşüz. Oldukça zorlu ciddi kaya tırmanışı ve çarşak bölümleri olan Eren Dağı zirve tırmanışı rotasında kırmızı-beyaz işaretleme bulunmuyor.  Osmaniye Köyü’nden çıkıldıktan sonra su-çeşme de yok. Kayalar kaygan hale geleceğinden yağmurlu 
havalarda çıkılmamalı. Ya GPS kayıtları ile ya da rehber alınarak çıkılmalı. Saat 17.00 sularında geldiğimiz Akyaka’da Keramos Apart otelimize çantalarımızı bıraktıktan sonra önce Azmak kıyısında yürüyüş yapıyoruz. Sonra da Akyaka sahilinde güneşi 
batırdıktan sonra otelimize geçip dinlenmeye geçiyoruz. Temiz odaları ve sıcak ilgilerinden memnun kaldığımız Keramos Apart Oteli (0541 643 2288) gönül rahatlığıyla herkese tavsiye ediyorum. Etkinliğimizin 2. günü (12.01.2020) sabahı saat 09.10’da Muğla’nın 
Köyceğiz İlçesine bağlı KARABÖRTLEN Köyü ile KABAGÜNLÜK Köyü arasındaki sapakta aracımızdan inip yürümeye başlıyoruz. Yine kırmızı kiremit çatılı otantik Muğla bacalarından dumanlar tüten güzel bir Ege köyü Kabagünlük’ün içinden geçiyoruz. Saat 09.36, 
dakika bir gol bir. Kenarına geldiğimiz Sandras Dağı’ndan doğan NAMNAM Çayı coşmuş, suyu çoğalmış. Botları çıkarmadan geçilecek gibi değil. Botları çıkarıp Namnam Çayı’na bir giriyoruz, pir giriyoruz. Karşıya geçip botları giyiyoruz. Biraz gittikten sonra 
Namnam Çayı’nı tekrar karşıya geçebilmek için hooop botları çıkarıyoruz. Geçtikten sonra hooop giyiyoruz. Bu durum bütün gün devam ediyor. Onlarca defa botları çıkarıp giyiyoruz. Normalde bugünkü hedefimiz programa göre Köyceğiz Gölü. Ancak bot çıkarıp bot 
giymek bizlere çok zaman kaybettiriyor. O yüzden saat 14.45’te ulaştığımız DÖĞÜŞBELEN Köyü’nde etkinliğimizi bitiriyoruz. Yoksa İzmir’e dönüşte çok geç kalacağız. Wikiloc’a göre bugün 11,84 km. yürümüşüz. Böylece 2 günün sonunda Wikiloc’a göre toplam
26,16 km. yürümüş oluyoruz. Zorlu olmayan KARABÖRTLEN-DÖĞÜŞBELEN arasında NAMNAM Çayı’nın suları eğer yazın kesilmiyorsa sıcak yaz günleri için ideal bir parkur olabilir. Çünkü rotanın tamamı 30-40 m.lik asırlık günlük ve çam ağaçlarının 
altında ve Namnam Çayı’nın içinde geçiyor. Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği Ecotrails’in kırmızı-beyaz boyalar ile yaptığı işaretleme, çok çok iyi. İki yerde de mesafe-yön levhası bulunuyor. Bütün gün Namnam Çayı’nın içinde, kenarında 
olunmasına karşın köyler dışında çeşme-su yok. Sel riskinin olacağı yağmurlu günler ve sonrasında bu parkurda yürünmemeli. Tırlar ile narenciye sevkiyatı yapılan Döğüşbelen köy kahvesinde biraz dinlenip köylülerden portakal-limon aldıktan sonra etkinlik sonu 
yemeğimizi yemek üzere aracımız ile Muğla’nın Ula İlçesi Çiçekli Köyü yakınlarında bulunan Radyocu Kemal’in Yeri’ne gidiyoruz. (0252 242 3573 – 0537 558 8277) Muğla usulü ekşili tavuk, yoğutlama, salata ve peynir tatlısı ile hem gözlerimiz hem de 
midelerimiz bayram ediyor. Yolu buralara düşen herkese kesinlikle tavsiye ediyorum. “Karnı doyan insanın gözü kapıda olurmuş.” Atasözünde olduğu gibi bizlerde karnımız doyduktan sonra İzmir’e dönüşe geçerek bir 
faaliyeti daha bitiriyoruz. Bir kez daha en başta Sn. Zeki VAROL başta olmak üzere katılımcı 36 arkadaşa ve kaptanımız Cevdet Bey’e çok teşekkür ediyorum.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK


1. Gün EREN DAĞI zirve faaliyeti fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

1. Gün EREN DAĞI zirve faaliyeti video günlüğünü görmek için lütfen burayı tıklayınız.

1. Gün EREN DAĞI zirve faaliyeti Relive krokisini görmek için lütfen aşağıyı tıklayınız.


2. Gün KARABÖRTLEN-DÖĞÜŞBELEN arası NAMNAM Çayı faaliyeti fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

2. Gün KARABÖRTLEN-DÖĞÜŞBELEN arası NAMNAM Çayı faaliyeti faaliyeti video günlüğünü görmek için lütfen burayı tıklayınız.

2. Gün KARABÖRTLEN-DÖĞÜŞBELEN arası NAMNAM Çayı faaliyeti faaliyeti Relive krokisini görmek için lütfen aşağıyı tıklayınız.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme