8 Kasım 2016 Salı

TAHTALI (OLİMPOS-1) DAĞI 2.365 Metre – TERMESSOS/Antalya – SAGALASSOS/Burdur

29-30 Ekim 2016 Tarihlerinde, Olimpos Dağcılık etkinliği olarak Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 12 arkadaş ile Tahtalı(Olimpos) Dağı’nın 2.365 m.’lik zirvesine çıkmak, ardından da önemli Pisidia
kentlerinden Termessos Ören Yeri ile Burdur Ağlasun’da bulunan 
Sagalassos Ören Yeri’ni gezmek görmek amacıyla Antalya’ya geldik. Böylece Cumhuriyetimizin kuruluşunun 93. yılını, tanrıların dağı Tahtalı-Olimpos Dağı’nın zirvesinde kutlama imkanının yanında, Olimpos Dağcılık Kulübü’ne isim babalığı yapan Olimpos
Dağları’na çıkış projesinin ilkini de gerçekleştirmiş olduk. Yüksek dağ anlamına gelen, antik dönemde zirvelerinde, bulutların üzerinde tanrıların yaşadığına inanılan Olimpos Dağları’nın sayısı konusunda rivayet çok. 7 diyen var, 12, 14, 19 diyen var. Ülkemizde en bilinenleri ise;
Antalya Tahtalı-Olimpos Dağı, İzmir Nif Dağı, Manisa Spil Dağı, Balıkesir Kaz Dağları ve Bursa Uludağ olmak üzere 5 adet. Ülkemiz dışında ise en bilineni Yunanistan’da bulunan Olimpos Dağı. Bunlardan başka Washington ve Utah’da bulunan 
Mount Olympus Dağları, Olimposların Amerika versiyonu. Ayrıca dünyamız dışında da bir tane var. Mars gezeninde bulunan Olympus Mons. Neyse bilinen bilinmeyen Olimpos Dağları’nın hepsine gidebilirmiyiz bilmiyorum ama Mars gezegeninde 
bulunan Olympus Mons’a gidemeyeceğimiz kesin. O yüzden şimdilik Ülkemizdekilerin en bilineni olan Tahtalı-Olimpos Dağı ile bu projeye başladık. İzmir’den Antalya’ya bütün gece süren yolculuğumuz 29 Ekim Cumartesi sabahı saat 07:45 sularında Kemer İlçesi’ne 
bağlı Beycik Köyü’nde son buluyor. Tahtalı Dağı’na yürüyüşümüz buradan başlayacak. Kahvaltımızı burada bulunan Riviera Park Restaurant’ta yapacağız. Kahvaltı hazırlana kadar çınar ağaçlarının dallarına kurulan sedirlere çıkıp iniyoruz. Beycik Köyü yoğun bitki örtüsü
altında çok güzel bir yer. Çınar ağaçlarından neredeyse gökyüzü görünmüyor. Bir de mevsim sonbahar olunca her yer sarı ve kırmızının tonları. Riviera Park Restaurant’ın sahibi Sn. Ali BEYREK(0 537 5070193–0 242 8161005) atom karınca gibi. Çok güler yüzlü. 
Burası tam kafa dinleme yeri. Tereyağında pişmiş köy yumurtasının kıpkırmızı sarısına ekmek bana bana güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra, saat 08:30 sularında yürümeye başlıyoruz. Beycik Köyü’nden Tahtalı-Olimpos zirve görünmüyor. 09:45 sıralarında Emzik Çeşme 
kamp alanına varıyoruz. Rota üzerinde başka su yok. Tam bir kaynak suyu, şeker gibi. Dönüşte bütün ekip boşalan şişelerimizi buradan tekrar dolduruyoruz. 11.30 sularında ulaştığımız Eren Kolu Gediği’ne kadar rota, tamamen çınar, çam, ardıç, sedir vb. ağaçların
gölgesi altında devam ediyor. Mükemmel bir patika. Kırmızı beyaz işaretleme de çok iyi. Hele sonbaharda, yeşil ve sararan ağaçlar ile daha bir güzel. Eren Kolu Gediği’nden sonra ağaç örtüsü kalmıyor. Çıplak dağda çok belirgin bir patikada devam ediyor. Yalnız 
başlarına çıkış ve iniş yapan turistlerle karşılaşıyoruz. Hatta bir çift, çok küçük bebekleriyle Tahtalı’ya çıkıyorlardı. Dağ bisikletleri ile iniş yapan 2 kişiyle de karşılaşıyoruz. Patika sert zemin değil. Genellikle toz toprak ve çarşak, oynar taşlık. O yüzden özellikle
inişte dikkatli olmak gerekiyor. Yürüyüşe başladıktan yaklaşık 5 saat sonra, 13:25 sıralarında zirveye ulaşıyorum. Wikiloc’a göre 10,6 Km. yürümüşüm. Daha sonra arkadaşların tamamı birer ikişer zirveye geliyorlar.  Zirvede bulunan Teleferik tesisleri kafesinde bir şeyler 
atıştırıyoruz. Hele Atika Hanım’ın dolmaları atıştırmayı bayrama çeviriyor. Can oğlum Bahadır ile zirvenin de zirvesi Teleferik Tesisi’nin üzerine çıkıyoruz. Bulutlar bir geliyor, bir gidiyor. Hava açıldığında ise manzara muhteşem. Kemer, Göynük, Olimpos sahillerini, 
ufuk çizgisine kadar Akdeniz’i kuşbakışı seyrediyoruz. Sonra bayrağımızı açıp Cumhuriyet’imizin 93. Yılını kutlayıp zirve fotoğraflarını da çekildikten sonra 14:45 sularında inişe geçiyoruz. Çıkış yaptığımız aynı patikadan iniş yaparak saat 18:00 sularında Beycik Köyü’nde
etkinliğimizin birinci gününü bitiriyoruz. Wikiloc dönüş yolunun ortalarında nedendir bilinmez kayıt yapmayı durdurduğu için toplam yürüdüğümüz mesafeyi 10,6 x 2 = 21,2 km. olarak hesaplıyorum. Çünkü aynı rotadan çıkış ve iniş yaptık. Ali BEYREK Bey’in hazırladığı
yorgunluk çaylarımızı içtikten sonra Olimpos’a haraket ediyoruz.  Akşam Türkmen Ağaç Evleri’nde kalacağız. (0 242 8921249 – 0 533 4982286) Oldukça büyük bir tesis. Mutfağı temiz, yemekleri de güzel. Çarşaflar temiz. 
Kaldığımız ağaç barakaların temizliği konusunda çok beklentiye girmemek gerekiyor. Olimpos Ören Yeri ile sahile de yakın. Yemekten sonra biraz sohbet sonra uyku.
TERMESSOS – Güllük Dağı-Korkuteli/ANTALYA
Etkinliğimizin 2. Gününe, önemli Pisidia kentlerinden Termessos ile başlıyoruz. Deniz seviyesinden ortalama 1.150 m. yükseklikte Güllük Dağı’nın çok yoğun ağaç örtüsü altında bulunan Termessos, pek çok yabani
hayvanı barındıran açık hayvanat bahçesi durumundaymış. Termessos ismindeki çift “s” şehrin, Anadolu’nun en eski halklarından Luvi’lerin soyundan gelme Solym’ler tarafından kurulduğuna dair 
dilbilimsel bir kanıtmış. Özgürlüğüne düşkün, savaşçı bir halk olan Termessoslular, İ.Ö. 333’de kenti kuşatan Büyük İskender’e karşı güçlü bir savunma yaparak, kentlerini teslim etmemişler. Denize yakın olmaması 
sebebiyle taşları başka yapılarda kullanılmak üzere götürülemediği için deprem ve doğal tahribatın dışında oldukça iyi korunmuş ören yerlerinin başında geliyormuş.
SAGALASSOS – Ağlasun/BURDUR
Antik Yunan’da Pisidia’nın başkenti olan Sagalassos, denizden 1.450 ile 1.600 metre yükseklik arasında kurulmuş muhteşem bir Ören yeri. Hemen doğusunda 2.271 metre yüksekliği ile Akdağ bulunmakta. İnsana ait
ilk izlerin M.Ö. 10.000’li yıllara dayandığı Sagalassos, suyun bol olması ve güvenlik endişeleriyle bu yükseklikte kurulmuş. Toprak yapısı yüksek kaliteli seramik, kap kacak üretimine imkan vermiş. Kanlı bir savaştan sonra 
Büyük İskender’in bölgeyi fethetmesiyle Hellenize olma süreci başlamış. Ama asıl önemi kent tarihinin en parlak dönemi olan Roma İmparatorluğu zamanında Anadolu yol ağına bağlanmış olması. Bu sayede hem 
Anadolu’nun içlerine, hem de Ege ve Akdeniz limanlarına ulaşan kavşak noktası haline gelmesi, kentin zenginliğini artırmış ve insanları buraya çekmiş. Ayrıca Pisidia’nın diğer kentlerinden farklı olarak Sagalasos’lular, Roma 
kimliğini benimsemişler. Yoğun ekonomik hareketlerin sonucu olarak büyük mimari projeler 3. Yüzyıla dek sürmüş. 6. ve 7. Yüzyıllarda meydana gelen depremler ile veba salgını kentin giderek zayıflamasına neden 
olmuş. 13. Yüzyıla kadar tarıma dayalı olarak devam eden kent, Selçuklular tarafından fethedildikten sonra, Selçuklu Türkleri’nin ovadaki yerleşimi Ağlasun gelişmiş. M.S. 500 yılında yaşanan depremle yıkılıp toprak altında 
kalan Antoninler Çeşmesi’nde yedi farklı renkteki taşlarıyla ışık oyunlarına imkan veren kaplan sırtı mavi Afyon mermeri kullanılmış. Tiyatro yolu üzerindeki Hellenistik döneme ait Dorik Çeşme’nin orijinal su kaynağının halen kullanılabilir 
olması sonucu, 1997 yılından beri kazı ekipleri ve ziyaretçiler Dorik Çeşme’nin suyundan antik dönemlerdeki gibi faydalanmaya başlamışlar. Görkemli şelaleli çeşmelerinin, içinde birçok havuzun bulunduğu Roma Hamamı’nın ve pek çok anıtsal
yapının yanında, halen ayakta olan dünyanın en yüksek rakımlı 9.000 kişilik tiyatrosunda, can oğlum Bahadır ile Harmandalı Zeybeği oynadıktan sonra, 2 günlük etkinliğimizi bitirip kürkçü dükkanına, yani İzmir’e doğru dönüşe geçiyoruz. 
Sevgili rehberimiz Sn. Zeki VAROL ile katılımcı 12 arkadaşıma ve kaptanımız Gürkan DİLEKÇİ’ye bir kez daha çok teşekkür ediyorum.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK

Bu etkinliğin fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

Bu etkinliğin videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.


TERMESSOS fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

TERMESSOS videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.


SAGALASSOS fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

SAGALASSOS videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.


Can oğlum Bahadır’ın hazırladığı TERMESSOSSAGALASSOS videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.



2 yorum:

  1. Nuray Okçu TOPALOĞLU
    Ayhan bey merhaba,ne güzel bir etkinlik yapmışsınız.Ayağınıza sağlık.Sayenizde bilgileniyoruz,kolay gelsin.
    09.11.2016 08:06

    YanıtlayınSil
  2. Canan BAKLAN
    Muhteşem bir sebeple yapılmış harika bi faaliyet,yazı ve karelerinizi büyük keyifle takip ediyorum...paylaşımınız için çok teşekkürler Ayhan hocam...
    13 Kasım 2016 09:14

    YanıtlayınSil