1 Aralık 2009 Salı

MESLEK LİSESİ MEMLEKET MESELESİ - KOÇ MÜZESİ / ŞEHR-İ İSTANBUL - 09-10 Nisan 2010

Bir ülkenin kalkınabilmesi için ne lazım? Sanayi lazım. Sanayinin gelişebilmesi için ne lazım? Meslek sahibi yetişmiş eleman lazım. Sanayimizin yetişmiş meslek sahibi gençlere ihtiyacı var mı? Hem de çok var. Ülkemizde en büyük sorun ne? İşsizlik! Ülkemizde gençlerin işlere müracaatlarında en çok söyledikleri ne? "Ne olursa yaparım abi." Çünkü meslekleri yok. Arkadaşlar dünyada
başka bir yer var mıdır, bu kadar çalışabilir genci varken, onları düz liselere özendiren. Lise ve
üniversite bittiğinde de “Ne olursa yaparım abi” mesleksizliğine yönlendiren. Acaba dünyanın ileri gitmiş ülkeleri böyle bir sistemle mi gelişmişler? Yoksa meslek liselerinden mezun gençlerin, kazanırlarsa üniversitelerde kendi meslekleri ile ilgili bölümlerde okumalarıyla mı? Kazanamazlar
ise, direkt sanayiye, üretime katılmaları yoluyla mı? Acaba sağlık meslek lisesini dört yıl okumuş gençler mi tıp fakültesine daha hazır gider yoksa hayatında hiç tıbbi alet görmemiş, kullanmamış lise mezunu gençler mi? Bilgisayar, elektrik, torna-tesviye bölümlerinde dört yıl okumuş gençler mi mühendisliklere daha hazır gider yoksa bir kontrol kalemi bile kullanmamış lise
mezunları mı? Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bence, bu kadar insan ve kaynak israfını önlemenin tek yolu gençlerimizi mesleklere yönlendirmek, onları meslek sahibi yapmak, okuyabilenleri ise mesleklerinin zirvelerine çıkmaları için üniversitelerde, yurt dışında okutmak. 09.04.2010 Tarihinde Rahmi Koç Müzesi’nde katıldığım “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” törenini izlerken bunları
düşündüm. Ne kadarda güzel bir slogan bulunmuş.”Meslek Lisesi Memleket Meselesi” Bu kampanya çerçevesinde 81 ilimizde yaklaşık 8.000 (Sekizbin) civarında, maddi açıdan okumaya imkanı olmayan derslerinde başarılı gençlerimize, tahsillerine devam edebilme imkanı tanınmış. Hem gençlerimiz için hem de Ülkemiz için ne kadar güzel ve hayırlı bir iş yapılmış. Sn. Mustafa KOÇ ile
Ali KOÇ nezdinde tüm Koç ailesine şükranlarımı sunuyorum. Allah kendilerinden razı olsun. Darısı diğer varlıklı aileler ile iş adamlarının başına. Bu vesile ile Sn. Aylin GEZGÜÇ hanım nezdinde, projeyi koordine eden, yöneten, görev alan tüm gönüllü çalışanlara çok teşekkür ediyorum. Çok hayırlı bir iş yapıyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Haydi, gençlerimizin sonuçta ülkemizin
ayağındaki zincirleri kırarak gençlerimizi meslek sahibi olarak yetiştirelim. Ve gençlerimiz işlere müracaat ettiklerinde “Ne olursa yapmam abi, Ben mesleğimi yaparım” diyebilsinler. Bu vesile ile iki gün geçirdiğim İstanbul’un her yanı lale bahçesine dönmüş. Çok güzel olmuş. İstanbul denizle bütünleşmiş. Balık (Uskumru) ekmek ise harika. Kalkan balığının lezzetinin tarifi ise mümkün değil.
Trafik ise berbat. İzmir’in kıymetini bilelim. Boğaz Köprüsü trafiğinde, gıdım gıdım hem araba kullanıp, hem de peynir-zeytin-simit ile kahvaltı eden, bardak termos ile çay-neskafe içen, makyaj yapan, gazete okuyan insanları ben gördüm. Traş olanlara bile rastlanıyormuş. İstanbul’u daha doğrusu boğazı gezmek güzel ama İstanbul’da yaşamak çok zor. İstanbul da yaşayanlara Allah kolaylık
versin. Rahmi Koç Müzesi tek kelimeyle muhteşem bir yer. Otomobillerin, uçakların, trenlerin, gemilerin, bisikletlerin, deniz altının, kısaca sanayinin nereden nereye geldiğini, bunların nasıl çalıştığını görmek istiyorsanız burayı mutlaka gezmelisiniz. Özellikle çocuklarınızın burayı görmesini sağlayınız. Buraya en az bir gün ayırmak gerektiğini de belirtmem gerekiyor. Ülkemize böyle bir müze
kazandırdıkları için düşünen, organize eden, parasal imkanı sağlayan, verdikleri hediyeler ile müzenin daha da zenginleşmesini sağlayan herkese ve tüm çalışanlarına çok teşekkür ediyorum. Şehr-i İstanbul’da, Rahmi Koç Müzesi ile daha önceki yıllarda yaptığım gezilerde çektiğim fotoğrafları aşağıdaki linklerde bulabilirsiniz. Toplu vermek yerine bölüm bölüm vermeyi tercih ettim.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK

1-) KOÇ Müzesi fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
2-) İstanbul’daki LALE fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
3-) Galata Kulesi fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
4-) Galata Kulesi’nden İstanbul’un muhteşem siluetinin videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.
5-) Balta Limanı fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
6-) Haydarpaşa ve Sirkeci Meydanı fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
7-) Eminönü fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
8-) Boğaz Turu ve sevgili Ata'mızın yatı Savarona’nın fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
9-) Turkuazoo Sualtı Dünyası fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.
10-) Turkuazoo Sualtı Dünyası videosunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.
11-) Minyatürk fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

2 yorum:

  1. BERAT
    07 Haziran 2010 10.45

    ÇOK GÜZEL OLMUŞ

    YanıtlayınSil
  2. Şinasi Yüksel6 Haziran 2011 09:45

    İstanbul'un bellibaşlı yerlerinde çok yoğun bir gezi yapmışsınız. Bu muhteşem özet, harika. Tebrik ediyorum ve teşekkür ediyorum İstanbul trafiğine takılmadan bizi gezdirdiğin için!
    Selamlar, sevgiler..
    Şinasi Yüksel

    YanıtlayınSil