1 Aralık 2009 Salı

YEDİGÖLLER / Bolu

Bolu ilimizde bulunan Yedigöller Milli Parkı Ülkemizin saklı cennetlerinden biridir. Büyükgöl, Nazlıgöl, Sazlıgöl, Seringöl, DeringölKurugöl ve İncegöl isimleri ile anılan göller, heyelanların vadilerin önünü kapatması sonucu oluşmuştur. Yeraltı ve yer üstü sularıyla birbirlerine bağlı olan göller her mevsim çok güzeldir. 
Bolu’ya 44 km. mesafede olan Yedigöller'e, Bolu çıkışından 6-7 km.si asfalt, diğer tarafı toprak
orman yolu ile ulaşılmaktadır. Bence yolunun toprak olması, Yedigöller'in bakir kalmasına ve korunabilmesine sebep olmuştur. O yüzden yolu asfaltlamak gibi bir hata hiçbir zaman yapılmamalıdır. Kışın Bolu yolu kar nedeniyle
genellikle kapalı olduğu için ulaşımMengen-Yazıcık Köyü üzerinden yapılabilmektedir. Ben kışın hiç gitmedim ama resimlerini gördüm. Kış resimleri de güzel ama ilkbahar ile özellikle sonbahar, tek kelime ile muhteşem. Kar çirkinlikleri örtüp her yeri beyaza boyadığı için güzel gelebilir belki. Fakat ülkemizdeki 
en güzel ve en zengin doğal ormanlara sahip bir tablo olan Yedigöller, o kadar güzel ve renklidir ki, bence orayı ilkbahar ve sonbaharda görmek lazımdır. Hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, akçaağaç, ıhlamur, porsuk ormanları ağaç 
çeşitlerinden sadece birkaçıdır. Bitki örtüsünün zenginliği ilkbaharda ve sonbaharda çok farklı güzelliklerin doğmasına yol açmaktadır. Her bir ağacın bahardaki tomurcuklanması, yeşilin her tonunun ağaçlar üzerinde görülmesini sağlar. Sonbaharda ise her bir ağaç farklı tonda sararır. Bu da sarının, kırmızının, turuncunun her 
tonunun ağaç yapraklarında oluşmasını sağlar. Hatta 3-4 farklı rengi aynı ağaçta görebilirsiniz. Alt ve orta dallarda yeşilin tonları, üst dallarda ise, sarı, kırmızı, turuncu renklerinin tonları görülebilir. Bir de bunların sabah, öğle, akşamüzeri, göller üzerindeki yansımalarını anlatacak kelime bulamıyorum. Öyle bir an gelir ki 
neresi göl, neresi orman, neresi gök şaşırırsınız. Etkin koruma ile milli parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda, geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki, sincap gibi birçok hayvan türünün sayısı, önemli ölçüde artmıştır. Ülkemizdeki ilk kültür alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Göllerde belli 
bir ücret karşılığı olta avcılığı yapılmaktadır. Sezsizlik, sakinlik, ferahlık, yaban hayatın sesini dinleme, güzel manzaralar, şelaleler, göller etrafında güzel düzenlenmiş yürüyüş yolları ile mükemmel bir dinlenme, spor yapma, fotoğraf çekme yeri olan Yedigöller'de çadırlı kamp da yapılabilmektedir. Ayrıca Orman Bakanlığı’nın bungolov evlerinden de rezervasyon (0312 2126300 / 2266) 
yaptırılarak yararlanılabilinmektedir. Bence en uygun gitme zamanı Mayıs-Kasım ayları arasıdır. Restoran, kafeterya olmadığı için, yemek ihtiyacı iyi hesaplanarak hazırlıklı gelinmelidir. Yedigöller'in düzeni, temizliği için gayet faal çalışan Milli Park görevlilerini tebrik ederim. Herkese ölmeden önce en az bir kez Yedigöller'i görmesini tavsiye ederim.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK


19.03.2010 Tarihinde işletmesi özelleştirilen Yedigöller de artık yemek yenilebilecek lokanta ve kafeterya bulunmaktadır. Doğru bir uygulama olarak mangal yakılması yasaklanmıştır. Önceden rezervasyon yapmak şartıyla çadır ile kamp yapmak istemeyenler 
için bungolovlar mevcuttur. Bolu-Yedigöller arası toprak yol asfaltlandığı için hafta sonları aşırı kalabalık olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca Yedigöller yolu üzerinde köylülerin kahvaltı ve yemek yenilebilecek doğal yerleri ile köylerde kalınabilecek pansiyonlar bulunmaktadır.


23.07.2008 Tarihi ve öncesinde gittiğim Yedigöller ile Bolu Akkayalar'ın fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

23.10.2019 Tarihinde Sabriye-Ali GÜNDOĞAN ile gittiğim Yedigöller fotoğraflarını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

1 yorum:

  1. Birol SAĞIN
    09 Nisan 2010 04.27


    Ayhan Abi fotoğraflarınızın ve hayat felsefenizin hayranıyım.İzinizde gitmeye çalışıyorum.

    YanıtlayınSil