20 Nisan 2015 Pazartesi

KARYA(Karia) YOLU - 10. Etabı - BAĞARCIK KAMP-BEŞPARMAK(LATMOS) DAĞI ZİRVE-KARAKAYA KAYA RESİMLERİ

Dalyan-Ekincik Bölümü’nde 12 Km., Gökova Körfezi Bölümü’nde 148 Km. ve İç Karya Bölümü’nde 180 Km. ile toplam 340 Km.’lik kısmını yürüdüğümüz Karya(Karia) Yolu etkinliğimizin 2014-2015 Yılı ayağını, Karya Yolu projesi içinde olmayan, 1.375 M.'lik zirvesi ile,
bölgesinin en yüksek noktası olan, Karya’lıların Gök ve Yağmur Tanrılarının mekanı Latmos(Beşparmak) Dağı Tekerlek Tepe zirvesine çıkarak taçlandırmak istedik. Zirve Dağcılık İzmir Şb. olarak Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 35 Karya sevdalısı arkadaş 
ile 11 Nisan 2015 Tarihinde Aydın Koçarlı’ya bağlı Bağarcık Köyü’ne kadar araçlarımız ile gelip, saat 08:00 sularında yürüyüşe başladık. Yaklaşık 600 M. yükseklikteyiz. Hava güneşli ama serin bir rüzgar  
var. 3-4 gün önce tüm Türkiye’yi  Nisan ayında etkisi altına alan ve ülkemizin çok yerinde halen devam eden kar yağışı ve soğuk havanın etkisi, burada azalmış görünüyor. Bakalım Gök ve Yağmur tanrıları Latmos zirvede bizi nasıl karşılayacaklar. Sanki doğa, 
binlerce rengarenk çiçekli en güzel kıyafetini giyinmiş. Ahmet Arif’in “Görüşmecim yeşil soğan göndermiş, bahar gelmiş memleketimin dağlarına” mısrasında olduğu gibi her yer yemyeşil. Kuşlar cıvıl cıvıl.  Dereler şırıl şırıl. Göz alabildiğine dağ taş her yer, 
20-25 M. yükseklikte kocaman bir şemsiye gibi fıstık çamı ormanı. Yükseldikçe fıstık çamları yerini karaçama, Bafa Gölü tarafında da zeytine bırakıyor. Milyonlarca küçüklü büyüklü dev boyutlarda ilginç şekilli taşların arasında, Karyalılar tarafından döşenmiş, 
halen de kullanılan taş döşeme patikalar üzerinde yürüyerek saat 10:45 Sıralarında Yuvatepe Geçidi’nden sol tarafa yükselmeye devam ediyoruz. Artık kırmızı beyaz işaretler yok. Saat 11:00 Sıralarında da Deve Geçidi’ni aşıyoruz. Yükseldikçe Gök Tanrısı 
rüzgarın şiddetini daha da artırıyor. Kuzeyli rüzgar havayı daha da serinletiyor. Allahtan Yağmur Tanrısı bizlerden yana. Yağmur yok. Hava pırıl pırıl aydınlık. Manzarayı tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalıyor. Tek kelimeyle şahane. Birde masalsı güzellikte ki 
coğrafyanın bağrında, kanser gibi maden ocakları olmasa.  Eriyen kar suları artık don halinde. Yaklaşık 1000-1100 M. yükseklikteyiz. Saat 11:20 sularında Kırdağ Pınarı’ndan geçiyoruz. Tekerlek Tepe tüm haşmetiyle karşımızda. “Doğanın talan edilmesine HAYIR.
pankardımız ile fotoğraf çekildikten sonra, karlı bir zeminden yatay geçerek zirve bacasının bulunduğu vadiye geliyoruz. Saat: 11:45 Sıraları. Zirve vadisinin güneş almaması, soğuk rüzgarın bacaya doğru şiddetlenmesi ve zeminin de kar olması sonucu hava sıcaklığı
sıfır derecelere iniyor. Hissedilen sıcaklık sanırım sıfırın da altında. Yaklaşık 150-200 M. kadar kaya tırmanışı yaparak bacaya ulaşıyoruz. Milli artçımız Refik KIZILATA ve yardım meleğimiz Kemal TIRPAN’ın destekleri ile tek tek bacaya giriyoruz. Tüm ekibin
bacayı geçmesi 12:30’u buluyor. Baca’nın bir duvarı tamamen cam buz. Rüzgar bacada tam bir klima etkisi yapıyor. Hepimiz iyi üşüyoruz. Ama Refik ve Kemal Ağabey neredeyse donuyorlar. Refik ellerini zor hissediyor. Zirvenin hemen altında ki küçük düzlükte,
rüzgardan korunup fayda etmeyen güneşte ısınmaya çalışırken, birkaç arkadaş zirveye yöneliyor. Rehberimiz Zeki Bey’de rüzgarın tehlike yaratmayacağına kanaat getirip, Can ile birlikte emniyet alarak zirveye çıkacaklara yardım etmeye başlıyorlar. Kısa bir 
sürede neredeyse bütün ekip, hiç üşümemiş gibi yaklaşık 45-50 Derece eğimde ki, yekpare kaya bloğunun son 40-50 M.’lik kısmına, 1.375 M. yükseklikteki zirvesine tırmanıyor. Ben ve 6-7 arkadaş soğuk rüzgar sebebiyle çıkmıyoruz. En son rahmetli  
Özel PAK ile vefatından 11 ay kadar önce 2009 yılında çıkmıştım. Özel’in vefatından sonra buraya ilk gelişim. Bu tırmanışı, bu coğrafyayı bizlere tanıtıp sevdiren Karya sevdalısı rahmetli Özel’e adıyorum. Zirveye çıkan arkadaşlar inişe başladıklarında, bizler de
bacada tıkanma olmaması için önden inişe geçiyoruz. Saat:12:45 civarı.  Kazasız belasız inişi tamamladıktan sonra çamların içinde kısmen rüzgar almayan, birazda güneş gören küçük bir yerde 15 dakika kadar bir şeyler atıştırıyoruz. Kısa moladan sonra
saat 14:00 sularında dönüşe geçiyoruz. Rahat bir inişle saat 17:00 sularında Bağarcık Köyü üstündeki kamp alanına gelip çadırları kuruyoruz. Dönüş yolunda 20 Yıldır dağlardan dostum Yusuf GENÇ bana “Zirve dönüşlerinde inişler hep bana daha uzun geliyor.” diyor. 
“Bana da öyle geliyor” diyorum. Halbuki yaklaşık 6 saatte çıktığımız zirveden 3 Saatte dönmüşüz. Neyse çadırlarımızı kurduğumuz alan cennet gibi. Anıtsal fıstık çamlarının altında yemyeşil bir vaha. Alt tarafından dere geçiyor. 
Bağarcık Köyü’nden taş ustası Ayhan TÜRK(0 539 6933055) ve kardeşi Bağarcık Köyü Muhtarı Ali TÜRK(0 545 2279724) her türlü yardımı bizlerden esirgemiyor. Kamp alanına su çeşmesi açıyorlar. Ateş için odun ayarlıyorlar. Traktör ile kamp yüklerimizi 
arabalara kadar getirip götürüyorlar. Sabah kahvaltısı için eşlerine gözleme hazırlatıyorlar. Daha ne olsun. Bu güzel insanlara çok ama çok teşekkür ediyoruz.  Kamp alanında yaktığımız büyükçe bir ateşin közleriyle sucuk ekmek partisi yapıyoruz. 
Sevgili çırağım Birol saç kavurma yapıyor. Meral Hanım’ın Netice Hanım’a sürpriz yaş günü pastalarını da yedikten sonrası tam bir keyif. Gece 23:00’e kadar ateş başında sohbet gırla gidiyor. Yürümekten değil gülmekten yoruluyoruz. Sonunda çadırlara 
çekiliyoruz. Yorgun bedenlerin horlama konçertoları içinde uykuya dalıyorum. Sabah 06:00 sularında kalkıyorum. İyi uyumuşum. Saat 07:00 sıralarında bir grup arkadaş ile yarım saatlik mesafedeki tarih öncesi ve antik dönem ilk tapınım merkezlerinden biri olan
yöre halkının Bağarcık Kalesi diye adlandırdığı yere gidiyoruz. Devasa boyuttaki kayalara oyulmuş merdiven basamaklarından çıkarak bir gün önce çıktığımız Latmos Tekerlek Tepe zirvesini ve coğrafyanın muhteşem güzelliğini seyrediyoruz. 
Tarih öncesi ve antik dönemde, buradan Latmos Tekerlek Tepe ile devasa kayaları görüp bunlara tapınmamak mümkün olmaz diye düşünüyorum.  Saat 08:30 sularında kampa dönüyoruz. Herkes kalkmış. Bir kısım arkadaşlar kahvaltı yapıyor, 
bir kısım arkadaşlar da keyif çatıyor. Bizlerde kahvaltı yapanlara ortak oluyoruz. Saat 10:00 sularında da çadırlarımızı toplayıp kamp alanından ayrılıyoruz. Yarım saatlik bir yürüyüş ile Bağarcık Köyü’ne gelip araçlarımıza binerek Karakaya Köyü’ne hareket ediyoruz. 
11:45 sularında Karakaya Köyü’nden yürüyüşe başlıyoruz. Dünkü sert soğuk hava gitmiş bugün sıcak güneşli bir hava gelmiş. Polat Maden sahasında, maden kamyonlarının kaldırdığı bembeyaz feldispat tozları içinde yükseliyoruz. Maden sahasının 
sonuna doğru tekrar “Doğanın talan edilmesine HAYIR.” pankartımızı açıyoruz. Muhteşem coğrafyanın vahşi madencilik ile talan edilmesi yüreğimizi burkuyor. Maden sahasının devamı için açılan yollarda kızgın bir şekilde yürüyoruz. Daha sonra yoldan 
çıkarak güzel bir patikadan saat 13:10 sıralarında Karadere Mağarası Kaya Resimleri’nin bulunduğu alana geliyoruz. Karadere Mağarasına girmeden önce sevgili bilge rehberimiz Sn. Zeki VAROL’dan şu dizeler dökülüyor.
Beni bulamazsan üzülme, eşyalarımı bulacaksın,
Kestiğim taşları, açtığım yolları, işlediğim heykelleri bulacaksın;
Ve göreceksin ki, binlerce yıl öteden,
Parmak izlerimiz değecek birbirlerine...
Gerçekten, 2010 yılından bu yana sevgili bilge rehberimiz Sn. Zeki VAROL rehberliğinde Likya ve Karya Yollarında tarih öncesi, antik dönem ve roma dönemi izlerine adım adım dokunuyoruz. Yaptığımız etkinlikleri bu kadar güzel anlatan bu dörtlük 
bizleri alıp başka zamanlara götürüyor. Sırayla tarih öncesi dönem kaya resimlerini görmeye, mağaraya giriyoruz. Antik dönemlerde ki gibi tapınakların inşa edilemediği tarih öncesi dönemlerde, 1.375 M.’lik zirvesiyle, büyülü ve yuvarlak görüntüsüyle, 
kutsal taş olarak kabul edilen ve Latmos’u gören bu yer, ana tapınak olarak kullanılmış. Bir süre, bir gün önce zirvesinde olduğumuz beş parmağa benzeyen sivrileri sebebiyle günümüzde Beşparmak diye adlandırılan kutsal Latmos dağı Tekerlek Tepe’yi 
ve muhteşem coğrafyayı seyrediyoruz. Sevgili Şennur Hanım çantasında taşıdığı kek ile bizleri kutsuyor. Bizim kızlar gerçekten inanılmaz. En olmayacak bir yerde birisinin çantasından müthiş bir sürpriz çıkabiliyor. Saat 13:30 sıralarında 
büyülü yerden ayrılarak dönüşe geçiyoruz. Yaklaşık 1,5 saat kadar yemyeşil doğada yürüyerek saat 15:00 sularında Karakaya Köyü’ne gelerek etkinliğimizi bitiriyoruz. Yarım saat kadar köy kahvesinde istirahatten sonra Saat 15:30 sıralarında İzmir’e dönüşe geçiyoruz. 
Birinci gün 16 km., ikinci gün 11 Km. olmak üzere iki günde toplam 27 Km. civarında yürüyoruz. Birinci gün kar, buz, fırtına ve soğuk, ikinci gün pırıl pırıl sımsıcak ege güneşini görüyoruz. Bir kez daha, masalsı, muhteşem coğrafyada 
bizleri birer masal kahramanı yapan bilge rehberimiz Sn. Zeki VAROL’a, yardım meleğimiz Sn. Kemal TIRPAN’a, milli artçımız Sn. Refik KIZILATA’ya, Bağarcık Köyü’nden taş ustası Ayhan ve Muhtar Ali TÜRK kardeşlere, kaptanlarımıza ve etkinliğe katılan tüm dostlarıma, çok ama çok teşekkür ediyorum. 
En kısa sürede bu muhteşem coğrafyanın jeolojik, arkeolojik, ekolojik ve kültürel değerleri ile jeopark ilan edilerek, madencilerin kıskacından kurtarılıp, gelecek nesillere aktarılması temennilerim ile.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK


Karya(Karia) Yolu 10. Etap Fotoğraf’larını görmek için lütfen burayı tıklayınız.

Karya(Karia) Yolu 10. Etap Video’sunu görmek için lütfen burayı tıklayınız.



6 Mart 2015 Cuma

KARYA(Karia) YOLU - 9. Etabı - (İç Karya Bölümü’nün(5) Sonu - KAPIKIRI-STYLOS-BAĞARCIK-KULLAR-YAHŞİLER-TEKELER-ALİNDA-KARPUZLU Arası

Nihayet Karya(Karia) Yolu İç Karya Bölümü’nün (180 Km.) son etabı olan KAPIKIRI(HERAKLEIA)-STYLOS MANASTIRI(ARAP AVLUSU)-BAĞARCIK-KULLAR-YAHŞİLER(YAĞIŞLAR)-TEKELER-ALİNDA ÖREN YERİ- KARPUZLU arasını,
21-22 Şubat 2015 Tarihlerinde, Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 39 Arkadaş ile yürüyerek

20 Ocak 2015 Salı

KARYA(Karia) YOLU - 8. Etabı - (İç Karya Bölümü(4)-KAYABÜKÜ-SAKARKAYA-KARAHAYIT-YEDİLER MANASTIRI-GÖLYAKA-KAPIKIRI-İKİZADA arası)

Zirve Dağcılık İzmir Şb.’nin, Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 8. Etap olarak devam ettiğimiz Karya(Karia) Yolu İç Karya(4) Bölümü’nün KAYABÜKÜ-SAKARKAYA-KARAHAYIT-YEDİLER MANASTIRI-GÖLYAKA-KAPIKIRI-İKİZADA arasını, 10-11 Ocak 2015 
Tarihlerinde, 41 Arkadaş ile yürüdük. İkinci gün(15.01.2015) sevgili Selda ve Oski'nin de

5 Ocak 2015 Pazartesi

Didim APOLLON Tapınağı

03 Ocak 2015 Cumartesi günü eşim ile beraber Didim Apollon Tapınağı’nı gezmeye gittik. İzmir Karşıyaka’dan çıkışımız saat 13;00’ü buldu. Ülkemizin her tarafı ağır kış şartlarında karlar altında  
donarken, Didim’de pırıl pırıl ılık bir havada, saat 15;00 Sıralarında Apollon Tapınağı’na giriş

8 Aralık 2014 Pazartesi

KARYA(Karia) YOLU - 7. Etabı - (İç Karya(3) Bölümü-KARGICAK-SARIKAYA-GÖKSEKİ-KETENDERE-KIZILAĞAÇ(ÇOMAKDAĞ)-İKİZTAŞ-NARHİSAR-KONAK-KAYABÜKÜ)

29-30 Kasım 2014 Tarihlerinde, İç Karya(3) Bölümü’nün KARGICAK-SARIKAYA-GÖKSEKİ-KETENDERE-KIZILAĞAÇ(ÇOMAKDAĞ)-İKİZTAŞ-NARHİSAR-KONAK-KAYABÜKÜ arasını, Sn. Zeki VAROL rehberliğinde 38 Arkadaş ile, 7. Etap olarak yürüyerek, Karya Yolu faaliyetimize devam ettik. Bafa Gölü yakınlarında Milas 
karayolunun üstündeki Pınarcık Köyü’nde, gözleme ve çay ile sabah kahvaltısını yaptıktan

8 Kasım 2014 Cumartesi

Karya(Karia) Yolu-6. Etabı - (İç Karya(2) Bölümü-BOZALAN-FESLEĞEN-KARACAHİSAR-BAHÇE-BEÇİN-MİLAS Arası)

Nihayet 01-02 Kasım 2014 Tarihlerinde, İç Karya(2) Bölümü-BOZALAN-FESLEĞEN-KARACAHİSAR-BAHÇE-BEÇİN-MİLAS arasını, sevgili Zeki VAROL rehberliğinde 40 arkadaş ile yürüyerek, 2014-2015 Yılı  Karya(Karia) Yolu etkinliklerimize başladık. Bu sezon 
ilk hedefimiz, Milas’ın Bozalan Köyü’nden başlayıp, Aydın’ın Karpuzlu İlçesi’nde biten

29 Ekim 2014 Çarşamba

PRİENE Z YOLU-KURŞUNLU MANASTIRI Etkinliği - Söke-AYDIN

Zirve Dağcılık Söke Şubesi’nin 26 Ekim 2014 Pazar günü düzenlediği, Priene Z Yolu-Kurşunlu Manastırı-Radon Termal etkinliğine, sevgili dostum Zeki VAROL ile birlikte katıldık. Söke’de buluşma noktasına geldiğimizde,  İzmir Zirve’den arkadaşlarımız
Gülsüm-Nurgül-Mert ve Ercan ile karşılaşmak bizim için güzel bir sürpriz oldu. Geciken