24 Mayıs 2017 Çarşamba

KAZ (İDA) DAĞI (OLİMPOS-4) - Ayazma-KARATAŞ 1.774 M. Zirve-SARIKIZ 1.726 M. Zirve-Ayazma/Bayramiç - Babakale-Assos/Ayvacık Etkinliği

13-14 Mayıs 2017 Tarihlerinde, Olimpos Dağcılığın Anadolu Olimpos Dağları’ı 4. Etkinliği olarak, Sn. Hafize YİĞİT ile Sn. Fatih KUTLUER rehberliğinde 20 arkadaş, 1,774 M. yüksekliğindeki KARATAŞ Tepesi ile 1,726 M. yüksekliğindeki SARIKIZ Tepesi’ne 
çıkmak üzere, KAZ (İDA) DAĞI’na hareket ediyoruz. 13 Mayıs 2017 Sabahı saat 06:30 sularında geldiğimiz Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’nde bir şeyler atıştırdıktan sonra, çadırlarımızı kuracağımız Ayazma Pınarı Tabiat Parkı’na devam ediyoruz. Saat 08:00 sularında 
ulaştığımız Ayazma’da hemen çadırlarımızı kuruyoruz. Çünkü yaklaşık 10-11 saat sürecek zorlu tırmanış bizleri bekliyor. Bu arada, Kaz Dağı buluşmaları organizasyonu sebebiyle Ayazma, aşırı derecede kalabalık. Hızlıca çadırlarımızı kurduktan sonra saat 08:40 
sularında hep birlikte yürümeye başlıyoruz. Uşak Karun Dağcılık’tan Sn. Şahin ZENGİN’de bizlerle birlikte zirve yürüyüşüne katılıyor. Yaklaşık 2 km. uzaklıktaki Pakize’nin kestane ağaçlarına saat 09:20 sularında ulaşıp 10 dakika kadar dinlendikten sonra, zirveye 
gidecek 11 arkadaş ayrılıyoruz. Diğer 10 arkadaş Fatih Bey rehberliğinde çevre gezisi yapacaklar. Pakize’nin Kestaneliği’nden sol yaparak oldukça dik bir rotada, 40-50 m.’lik cetvel gibi dümdüz çamların arasında yükselmeye başlıyoruz. Eğim bazı yerlerde 45-50 
dereceyi buluyor. Hava çok sıcak. Şiddetli sayılacak lodos sayesinde bunalmadığımız gibi, yükseldikçe serinleyen hava sayesinde kavrulmaktan kurtuluyoruz. Her yer yemyeşil. Alp’lerden sonra dünyanın en yüksek 2. oksijen oranına sahip olduğu söylenen 
Kaz Dağları’nda, 1.600 metreden sonra kar öbekleri ile karşılaşıyoruz. Çevresi sularla çevrili olduğu için “İda”, Sarıkızın Kazları’ndan dolayı da “Kaz” olarak isimlendirilen Kaz Dağları, Anadolu’muzun batısında yer alan Biga Yarımadası’nın en yüksek yeri. Karataş  
Tepesi (1,774 M.), Baba Tepe (1,765 M.) ve Sarıkız Tepe (1,726 M.) olmak üzere üç tepesi var. Baba Tepe’de radar olduğu için çıkışlar Karataş ile Sarıkız Tepeleri’ne yapılıyor. Karataş zirvesinin etrafındaki 3 km. karelik alan “Kaz Avlusu” olarak 
adlandırılıyor. 13. Yüzyıldan sonra Kaz Dağı’nın eteklerine yerleşerek buraları Türk’leştiren Yörük Obaları, her yıl 15-25 Ağustos tarihlerinde Sarıkız Makamı’na çıkmak üzere Kaz Avlusu’na çadır kuruyorlar. Sarıkız ziyareti, Türkmenler ve Yörükler’ce 
Cılbağa” gitmek olarak ifade edilmekte. Cılbak, şaman kültüründe “ibadet edilen yer” ”dilekte bulunulup bağ, düğüm atılan bez” anlamlarına geliyor. Ziyarete gelenler, küçük taşları kaldırarak uğur böceği aramakta, bulduklarında ise dileklerinin 
kabul olacağına inanıyorlar. Uğur böceği buldukları taşı da uğur taşı olarak yanlarında götürüp, dilekleri kabul olunca da geri getirip yerine bırakıyorlar. Wikiloc’a göre 1,500 m’den 1,741 m.’ye çok dik kayalık bir rotadan çıktıktan sonra zirve düzlüğü 
Kaz Avlusu’na giden yola iniyoruz. Kaz Avlusu, Kaz Dağları’nın zirveleri olan 3 tepenin arasında düz sayılabilecek bir plato. Wikiloc’a göre Ayazma’dan 8,9 km. oldukça dik bir şekilde yükselişten sonra saat 13:45 sularında Karataş Tepesi’nde ilk zirvemizi yapıyoruz. 
İyice acıktığımız için 14:20’e kadar öğle molası verdikten sonra Sarıkız’a doğru devam ediyoruz. Karataş Tepesi’nden 1,9 km. sonra saat 14:50’de, ikinci zirvemiz olan Sarıkız Tepesi’ne ulaşıyoruz. Lodos’un getirdiği çöl tozlarından dolayı Edremit Körfezi 
çok net görülmüyor. Sarıkız’ın makamında karşılaştığımız, Edremit’ten yürüyerek gelen Kazdağı Tutkunları Grubu’yla sohbetler edip fotoğraflar çekildikten sonra, saat 15:10 sularında dönüşe geçiyoruz. Dönüşümüz klasik rotadan olacak. 
Böylece tam bir daire çizmiş olacağız. Klasik rota, Baba Tepe yakınlarındaki dik kısım dışında daha yatay ama daha uzun bir rota. Baba Tepe’ye gelmeden sağa ayrılıp oldukça dik bir inişe başlıyoruz. Vadi tamamen karlar altında olduğu için biraz daha sağ 
taraftan dolaşıp orman yoluna geliyoruz. Rotanın bundan sonraki bölümleri orman içi yollarda ve patikalarda devam ediyor.  1000 m’nin altında karşılaştığımız şakayıklar bizleri çok mutlu ediyor. Saat 19:20 sularında Ayazma’da ki kampımıza ulaşarak 
4. Olimpos Dağı faaliyetimizi bitiriyoruz. Wikiloc’a göre bugün 10,21 saatte 506 m.’den 1,809 m.’ye çıkıp ve tekrar aynı noktaya inerken, toplam 23.67 km. yürümüşüz. Artık keyif zamanı. Çadırlara varır varmaz önce ayaklarımızı buz gibi dereye sokuyoruz. Sonra 
alabalık yemek istiyoruz ama nafile. Ayazma’da ki 2 işletmede artık alabalık satmıyormuş. Köfte ve yanımızda getirdiklerimiz ile idare edip bol sohbetli akşam yemeğinden sonra çadırlara çekiliyoruz. O kadar yorgunum ki çadırımın üst tarafında olan kavgadan da 
aşırı kalabalığın gürültüsünden de hiç haberim olmuyor. Bin pınarlı İda (Kaz) Dağları, Sarıkız ve Cılbak Baba Efsanesi hakkında daha fazla bilgi isterseniz 2007 yılında hazırladığım yazının linkini tıklayabilirsiniz. http://ayhanyoruk.blogspot.com.tr/2009/12/kaz-ida-dagi-sarikiz-tepesi-ayazma.html
14 Mayıs 2017 Sabahı erkenden kalkıp önce çadırları topluyoruz. Kahvaltıdan sonra Ayazma Pınarı’nın muhteşem Şelaleleri’ni gezdikten sonra, saat 11:00 sularında ayrılıyoruz. Ayazma çıkışında bulunan su değirmeni ile Bayramiç Barajı’nın kenarında her yeri 
sarı ve kırmızıya boyamış Katır Tırnağı ile Gelincik’ler arasında fotoğraflar çekile çekile Bayramiç Merkeze geliyoruz. Buradaki kısa molada Hadimoğlu Konağı’nı fotoğraflıyorum. Yeterli zamanımız olmadığı için içini gezemiyorum. Sonradan internette yaptığım araştırma 
sonunda, tekrar buralara geldiğimde muhakkak konağın içini gezip görmeye karar veriyorum. Bayramiç’ten ayrılıp saat 14:00 sularında Asya Kıtası’nın en batı ucu olan Babakale’ye geliyoruz. 14:40’a kadar Babakale’yi gezip Assos’a hareket ediyoruz. Saat 15:30 – 16:30 arasında 
da Behram Sokakları’nda dolaşıp Anadolu'da inşa edilen ilk ve tek Dor düzenindeki Athena Tapınağı’ndan olağanüstü manzarayı ve Midilli Adası’nı seyrettikten sonra, saat 17:00 sularında Liman’a inip denize giriyoruz. Böylece bu sezonun deniz açılışını 
yapmış olmanın yanında, 2 günlük muhteşem etkinliğimizi deniz ile taçlandırmış oluyoruz. Dönüş yolu ise tam bir Fatih Hoca klasiği. Şarkılar, türküler, fıkralar, hikayeler. Özellikle Sn. Oktay ÖZENGİN Bey’den Menemen Yemeği ile Kubilay olayının aslını 
öğreniyoruz. Kendisi, her iki konuda da yıllarca araştırma yaparak kitaplar yazmış. Daha ne olsun. Bir kez daha Sn. Hafize YİĞİT’e, Sn. Fatih KUTLUER’e, yürüyüşçü 21 arkadaşa ve kaptanımız Sn. Ercan PAZARCI’ya çok ama çok teşekkür ediyorum.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK


2007 yılında yaptığımız zirve yürüyüşünde, Karataş Tepe’de karşılaştığımız Milli Park alan klavuzlarından Sn. Nuri KOCABIYIK’ın (0 532 6060923) yerel ve çok güzel anlatımıyla, Sarıkız-Cılbak Baba Efsanesi videosunu seyretmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.


KAZ (İDA) DAĞI (OLİMPOS-4) - Babakale-Assos Etkinliği fotoğraflarını görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.

KAZ (İDA) DAĞI (OLİMPOS-4) - Babakale-Assos Etkinliği videosunu görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.


AYAZMA PINARI TABİAT PARKI – Bayramiç/Çanakkale
“Kral Priamos bir kuşkuyla dağda ölüme terk ettiği oğlu Paris bir ana ayı tarafından emzirilerek kurtarılır. Zamanla büyür, yaman ve güzel bir delikanlı olur. Bir gün tanrıçalar Hera, Athena ve Aphrodite arasında Kimin en güzel olduğu konusunda” 
kavga çıkar. Kavgayı çözümlemek üzere tanrılar tanrısı Zeus Paris’i görevlendirir. Paris, dünyalar güzeli üç kadın arasında seçimi nasıl yapıp elmayı kime vereceğini düşünürken “Dünyanın ilk rüşvetlerinden biri” devreye girer. Hera “Asya ve Avrupa Krallığını”, 
Athena “Savaşta dünyanın en büyük yiğidi olmayı ve insanüstü akıl” vadederler. Aphrodite ise “Benden sana en güzel kadın sevgisi” der. Paris krallığı ve kahramanlığı bir kenara itip sevgiyi seçerek elmayı Aphrodite’ye uzatır. Böylece dünyanın ilk “Güzellik 
Kraliçesi” seçimi sonuçlanır!” Çanakkale İli, Bayramiç İlçesi, Evciler Köyü’ne 6 km. mesafede bulunan Ayazma Pınarı Tabiat Parkı 490 m. rakımdadır. Ayazma, Türkçe “Soğuk” anlamındaki “Ayaz” kelimesinden türetilen “Soğuk su kaynağı, pınar” anlamına 
gelmektedir. Ayrıca Ortodoks Hıristiyan’larca kutsal sayılan kaynak ve pınarlara da Ayazma denilmektedir. Mitolojide “Bin pınarlı İda” olarak adlandırılan, çok zengin hayvan çeşitliliği, 32’si endemik 800’ü aşan 
toplam bitki çeşitliliği, Kaz Dağları’nın kendine özgü mikroklimatik iklimi sayesinde, Alpler’den sonra dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip dağı olduğu söylenen Kaz (İda) Dağları ile Ayazma 
Pınarı Tabiat Parkı, Ege’nin yakıcı sıcağından bunalanlar için, serin mi serin bir kaçış noktasıdır. Kişiler için 4,00 otomobiller için 10,00 TL. ödenerek giriş yapılan tabiat parkı piknik amaçlı yoğun olarak kullanılmaktadır.

Ayazma Pınarı Tabiat Parkı fotoğraflarını görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.

Ayazma Pınarı Tabiat Parkı vidosunu görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.


BABAKALE – Ayvacık/Çanakkale
Asya Kıtası’nın, doğal olarak da Anadolu’muzun en batı ucunda bulunan, günümüzün sakin ve huzurlu sahil yerleşimi Babakale, bir zamanlar korsan yatağı imiş. Bir fırtınada köye sığınan Sultan III. Ahmet, köylülerin 
korsanlardan şikayeti üzerine burada bir kale yaptırmaya karar verir. Osmanlı tarafından yaptırılan kale bugün köyün en önemli tarihi eseri durumunda. Homeros’un İlyada, Strabon’un Geographica adlı eserlerinde adı 
geçen Lekton isimli bir kentin varlığından söz edilmesine rağmen yüzeyde gözlenen herhangi bir kalıntı yok. Tarihi Kale, çeşme ve suyolları ile camisi, 1723 yılında kurulan sakin beldenin günümüze ulaşan en önemli 
eserleri arasında. Tam karşısında ise Midilli Adası bulunuyor. Babakale’nin müthiş manzarasını yukarıdan seyretmek isterseniz bizler gibi Navigasyon’a uyup 
Gülpınar’dan sola saparak oldukça kötü toprak yoldan gidebilirsiniz, yok asfalt yolu tercih ederseniz Assos’a 35, Gülpınar’a 9 km.

Babakale fotoğraflarını görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.

Babakale videosunu görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.


ASSOS – Ayvacık/Çanakkale
M.Ö. 365 yılında Frig Satrabı Ariobarzanes’in ayaklanarak Assos’a sığınmasının ardından Assos ve çevresi, M.Ö. 350 yılında ölümüne kadar banker Eubulos tarafından, ölümünden sonra ise kölesi Hermeias tarafından yönetilmiş. Hermeias, kentte akademi 
kurmak amacıyla Atina’dan arkadaşı olan Aristoteles ile birçok filozofu Assos’a davet etmiş. M.Ö. 345 yılında Persler tarafından tutuklanıp öldürülmesinin ardından kent önce Pers kontrolüne, sonra M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in Persleri yenilgiye uğratmasıyla 
Büyük İskender’in hakimiyetine girmiş. Onun ölümünden sonrada Lysimachos Krallığı ile Pergamon Krallığı’nın kontrolüne geçmiş. M.Ö. 133 yılında Pergamon Krallığı’nın topraklarını Roma Devleti’ne bırakması ile de Roma Hakimiyeti başlamış. M.S. 56-57 yıllarında 
St. Paulos Midilli’ye geçerken Assos’a uğramasıyla piskoposluk listelerinde yer almış. Başka antik kentlerdeki anlaşmazlıkları çözen yargıçları ile Assos lahitleri, olimpiyat koşularında birinci gelen Sodamas ve Stoacı (Felsefe Okulu) Kleanthes, antik çağda oldukça 
ünlüymüş. Assos’un çevresi M.Ö. 400 yıllarında inşa edilen 3.200 M. uzunluğunda surlar ile çevrili. Kentin en görkemli yapısı ise, M.Ö. 540-525 yılları arasında yerel taş türü andezit ile inşa edilen, olağanüstü manzarası ile Tanrıça Athena’ya adanmış, 
Anadolu’nun en eski ve tek dor tapınağı olan Athena Tapınağı’dır. Ne yazık ki 1835 yılında Sultan II. Mahmut tarafından Athena Tapınağı’nın kabartmalı blokları Fransızlara hediye edilerek Louvre Müzesi’ne götürülmüş. 1881-1883 yılları arasında 
Amerikalı mimarlar tarafından yapılan kazılar sonunda da, yürürlükteki yasaya göre, kazıda ele geçen eserlerin 2/3’ü Osmanlı Devletine, kalan 1/3’ü ise Amerikalı kazı heyetine verilerek Boston Fine Arts Müzesi’ne götürülmüş. Helenistik dönemde daha çok 
tiyatro amaçlı kullanılan, Roma döneminde ise gladyatör dövüşlerinin yapıldığı arenaya dönüştürülen tiyatro, yaklaşık 2.500 kişilik. Behramkale Murat Hüdavendigar Camii ile görkemli Behramkale Taş Köprüsü ise, I. Murat tarafından yaptırılan erken dönem Osmanlı yapıları.

Assos fotoğraflarını görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.

Assos videosunu görmek isterseniz lütfen burayı tıklayınız.




12 Mayıs 2017 Cuma

EFES-MİMAS (İYON) YOLU - 18. Etabı - Kösedere-Ambarseki-Saip-Karaburun Arası

08.05.2017 Pazartesi sabahı, EFES-MİMAS (İYON) YOLU’nun 18. Etabı olan Kösedere-Ambarseki-Saip-Karaburun arasını yürümek üzere, saat 07:00 sularında Karşıyaka’dan tekrar yola çıkıyoruz. Etkinlik sonu İzmir 
dönüşünde çok yoğun trafik olması sebebiyle, Karaburun-Çeşme tarafındaki etapları yürümek için

7 Mayıs 2017 Pazar

KARYA (Karia) YOLU - 18. Etabı - Bozburun Yarımadası Bölümü(3) - (Selimiye-Bayır-Şelale-Hydas-Turgutköy-Orhaniye-Kastabos-Hisarönü Arası)

22-23 Nisan 2017 tarihlerinde, bu yılın son Karya Yolu faaliyeti olan, Bozburun Yarımadası Bölümü(3), Selimiye-Bayır-Şelale-Hydas-Turgutköy-Orhaniye-Kastabos-Hisarönü arası yürüyüşümüz 
için, Sn. Zeki Varol rehberliğinde 33 arkadaş tekrar Marmaris’e hareket ediyoruz. Artık Karya

30 Nisan 2017 Pazar

NİF DAĞI (OLİMPOS-3) 1.510 Metre Zirve Etkinliği (2) – Kemalpaşa-İzmir

16.04.2017 Pazar sabahı, Anayasa Değişikliği Refarandumu’nda oylarımızı kullanır kullanmaz, Anadolu Olimpos Dağları’ndan 3.’sü olarak yürüyüp, 12.03.2017 tarihinde yoğun sis ve tipi

21 Nisan 2017 Cuma

EFES-MİMAS (İYON) YOLU - 17. Etabı - Eski Mordoğan-Eğlenhoca-İnecik-Kösedere Arası

14.04.2017 Cuma günü, EFES-MİMAS (İYON) YOLU'nun 17. Etabı olarak, Eski Mordoğan-Eğlenhoca-İnecik-Kösedere arasını yürümek üzere, önce etkinlik bitiş noktası olan Kösedere Köyü’ne gelip, aracımızın birini bırakıyoruz. Sonra yürüyüş başlangıç 
noktası Eski Mordoğan Köyü’ne dönüp aracımızdan inmeden, doğruca köy meydanına 2 km.

15 Nisan 2017 Cumartesi

EFES-MİMAS (İYON) YOLU - 16. Etabı - Balıklıova-Eski Mordoğan Arası

09.04.2017 Pazar günü EFES-MİMAS (İYON) YOLU’nun 16. Etabı’nda, Balıklıova-Eski Mordoğan arasını yürümek üzere tekrar yola çıkıyoruz. Bu etkinlikte iki de misafirimiz var. Sevgili dostlarım Sn. Şinasi YÜKSEL ve  
Sn. Yusuf GENÇ. Önce Güzelbahçe Balıkçı Barınağı’nın büyülü atmosferinde simit, poğaça, zeytin,

7 Nisan 2017 Cuma

Çağla ÖZKURU - Nurhan ÖZKURU Filografi Sergisi

31.03.2017 Günü Bolu Belediyesi Ressam Mehmet YÜCETÜRK Sanat Merkezi'nde, güzel