21 Mart 2018 Çarşamba

EFES-MİMAS (İYON) YOLU - 22. Etabı - (Badembükü-Denizgiren-Küçükbahçe-Çukurköy-Meli-Karareis Arası)


10-11 Mart 2018 tarihlerinde iki günlük etkinlik olarak planladığımız EFES-MİMAS (İYON) YOLU yürüyüşü için tekrar Karaburun’a gidiyoruz. Bu etkinliğimizde can oğlum Bahadır da bize katılıyor. Faaliyetimizin ilk günü (10.03.2018) 22. etap olarak Badembükü-
Denizgiren-Küçükbahçe-Çukurköy-Meli-Karareis arasını yürüyeceğiz. Aracımızın birisini
etkinlik bitiş noktası olan Karareis’e 2 km. uzaklıktaki mesafe-yön levhasının yanına bırakıp, diğer aracımız ile Badembükü kahvesine geldiğimizde saat 09.30’u 
buluyor. Kahve kapalı olduğu için oyalanmayıp hemen yürümeye başlıyoruz. Önce Badembükü sahiline geliyoruz. Gerçekten bakir çok güzel bir koy. Fotoğraflarımızı çektikten sonra sahilin güney batısında bulunan Maza Dağı’nda yükselmeye başlıyoruz. 
Her yer yemyeşil. Tabiat, başta papatya olmak üzere rengarenk çiçek tarlasına dönmüş. Aynen Ahmet Arif’in “Görüşmecim yeşil soğan göndermiş / Dağlarına bahar gelmiş memleketimin” mısralarında olduğu gibi. Hava da pırıl pırıl güneşli, 15-16 derecelerde. Yani tam bir 
yürüyüş havası. Maza Dağı’ndan, hiçbir yapılaşmanın olmadığı muhteşem Kavaklı Koyu’na iniyoruz. Oradan Çullu Dağı’na çıkıp bir başka muhteşem koy olan yörede Çullu Yalısı da denen Çullu Plajı’na geliyoruz. Plajın sonunda bulunan prefabrik evin solundaki toprak 
yolda kısa bir yürüyüşten sonra geniş stabilize yola gelince sağa dönüyoruz. Sert zemin stabilize yolda yaklaşık 5-6 km. yürüdükten sonra kil ocağının yanından devam ederek Karaburun-Küçükbahçe asfaltından karşıya geçiyoruz. Tel ile çevrili bahçenin 
kenarından önce su deposuna, sonra da asfalt yolu tekrar karşıya geçip alçak bitki örtüsü ile kaplı sırtta, Denizgiren, masmavi Ege Denizi ve Sakız Adası manzarası eşliğinde inişe başlıyoruz. Bu güzel manzarayı, birbirinden güzel koyların hemen önünde 
bulunan balık çiftlikleri bozuyor. Kıyısında küçük bir iskele ile 6-7 balıkçı kayığı olan Denizgiren’in ilk koyunu geçip Kalaycı Tepesi’ne çıkıyoruz. Manzara gerçekten çok güzel. Tolos plajı-Denizgiren plajı olarak da bilinen Küçükbahçe halk plajına doğru inişe 

geçtiğimizde onlarca balıkçı görüyoruz. Balık çiftliklerinden kaçan balıkları yakalamak için önce denize balık yemi atıp sonra oltaları ile üçer-dörder avlıyorlarmış. Sahilin taşlı kumsalında yürümeye devam ederek azmağın önünden geçtikten sonra sola dönüp 
Denizgiren meydanına ulaşıyoruz. Saat 13.10 olmuş. Meydandaki kahvede yarım saat kadar öğle molası veriyoruz. Yürüyüşümüzün deniz kıyısında olan kısmı böylece bitiyor. Denizgiren’den çıkıp asfalt anayol kavşağından sola dönerek 100 metre kadar gittikten 
sonra sağa dönüp bahçe kenarındaki toprak yoldan devam ediyoruz. Ağaçlar kartopu gibi çiçeklenmiş. Patika, yemyeşil çimenlerin otların içinden çıkmış rengarenk çiçeklerin arasında devam ediyor. Beton su kanalı duvarının üzerinden kanalın sonuna kadar 
gittikten sonra zeytin bahçeleri arasındaki cılız derenin şırıltısı eşliğinde Küçükbahçe Köyü’ne doğru ağır ağır yükseliyoruz. Köyün eski taş evleri yıkılmaya yüz tutmuş. Yeni yapılan beton evlerde oturanlar var ama çoğunlukla köylüler aşağıya, Denizgiren’e göçmüşler. İlkokulu da 
metruk hale gelmiş. Küçükbahçe’nin yaklaşık 700-800 metre üst tarafında bulunan Çukurköy’ün insanları da aşağıya göçmüşler. Halen akan köy çeşmesinde su içip şişelerimizi doldurduktan sonra birkaç asırlık devasa çam ağacının yanından yükselerek Çukurköy’ün üst 
tarafındaki kayalıklarda kısa bir manzara molası veriyoruz. Yemyeşil bir doğada önde Çukurköy, biraz ötesinde Küçükbahçe Köyü aşağıda Denizgiren Sahili ile masmavi Ege Denizi ve Sakız Adası. Rüya gibi, masal gibi çok güzel müthiş bir tablo. Ege Denizi’nden gelen 
ılık bahar havasını muhteşem manzara eşliğinde ciğerlerimize defalarca çektikten sonra Yaylaköy asfaltına kadar yükselmeye devam ediyoruz. Asfaltı karşıya geçip 1.212 m. yüksekliğindeki Akdağ (Mimas Dağı) manzarası eşliğinde, soldaki orman yolunda 
ilerlemeye devam ediyoruz. Efes-Mimas Yolu’na isim babalığı yapan Akdağ zirvesine 21.05.2017 tarihinde zirvesine çıkmıştık. Orman Yolu tekrar Yaylaköy asfaltına geliyor. Yaklaşık bir km. kadar asfalt yolda yürüyüp Akdağ Yangın Gözetleme Kulesi levhasının 
yanından orman yoluna girerek 381 metre rakımdaki kuleye ulaşıyoruz. Kule binasının üzerinden 360 derece manzara keyfinden sonra verdiğimiz kısa çay molası çok iyi geliyor. Daha sonra yangın atlama yollarından oldukça dik inişler yapa yapa Karareis’e doğru  
yürümeye devam ediyoruz. Büyük bir ağılın yanından sağa dönerek geniş stabilize orman yolunda devam edip mübadele ile terkedilmiş Meli Köyü’ne vardığımızda saat 18.00 olmuş. Karareis sahiline yaklaşık 3 km. mesafede tepede olan Meli Köyü’ndeki bazı evler restore edilmiş. 
Buraya kadar çok güzel yenilenmiş kırmızı-beyaz boyama köy çeşmesinin alt tarafında bitiyor. GPS verileri köyün solundan devam ettiği için biz GPS kayıtlarına göre inişe devam ediyoruz. Beton tesisin yanındaki ağılın kenarından düzlük alana inip  
arabamızın yanına gelerek saat 18.30’da ilk günkü etkinliğimizi sonlandırıyoruz. Mesafe-yön levhasında etkinlik bitiş fotoğrafını çekildikten sonra aracımız ile önce 2 km. uzaklıktaki Karareis sahiline sonra da diğer aracımızı almak üzere etkinlik başlangıç noktası 
Badembükü’ne gidiyoruz. Wikiloc’a göre bugün deniz seviyesinden 424 m.ye çıkıp tekrar deniz seviyesine inerken toplam 26,14 km. yürümüşüz. Yarımada İzmir projesi GPS verileri ve kırmızı-beyaz işaretler eşliğinde keşif duygusu içinde ilk defa yürüdüğümüz bu etap, 
uzunluğu dışında çok zorlu olmayan, Efes-Mimas (İyon) Yolu’nun en güzel etaplarından birisi. Badembükü-Denizgiren arası bazen kıyıda, bazen denizin kenarındaki tepede, bazen de dik falez kenarlarında devam ediyor. Denizgiren-Karareis arası  
ise müthiş manzaralar eşliğinde eski terkedilmiş köyler içinde devam ediyor. Kırmızı-beyaz boyama abartılı bir şekilde yenilenmiş. Mesafe-yön levhası bolca var. Çukurköy’deki çeşme dışında su yok. Meli Köyü’ne kadar GPS verileri ile kırmızı-beyaz işaretler 
gayet uyumlu. Meli Köyü çıkışında GPS verileri soldan devam ediyor. 3-4 yerde keçi ağılı yakınından geçildiği için çoban köpeklerine dikkat edilmeli. Çok sıcak havalarda yürümek zor olabilir. Badembükü’nden 2. aracımızı da aldıktan sonra akşam kalacağımız 
Aydeniz Pansiyon’a geldiğimizde saat 20.30’u buluyor. Tolos plajı-Denizgiren plajı olarak da bilinen Küçükbahçe halk plajının kıyısında büyükçe bir bahçe içinde olan Aydeniz Pansiyon (0 232 734 0237 – 734 0245 - 0 533 347 2361) tertemiz ağaç bungalovlardan oluşan 
bir aile işletmesi. Erol bey, eşi ve kızı tarafından işletiliyor. Sezonun ilk müşterileri olduğumuzdan yaşanan küçük aksilikleri gidermek için Erol Bey çok çaba gösteriyor. Izgara balık, mezeler ve bahçede  
özgürce dolaşan tavuk yumurtaları ile ev yapımı ürünlerden oluşan kahvaltı için Aydeniz ailesine çok teşekkür ediyorum. Sezonun kapalı olduğu kış döneminde telefon edilmeden gidilmemeli
Yürüyüş arkadaşlarım Sn. Muhammed KİRAZDİKEN ile Sn. Kemal TIRPAN’a ve bu yürüyüşte bize katılan can oğlum Bahadır YÖRÜK’e bir kez daha çok teşekkür ederek yazımı bitiriyorum.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK


EFES-MİMAS (İYON) YOLU 22. etabı Badembükü-Denizgiren-Küçükbahçe-Çukurköy-Meli-Karareis arası fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız.

EFES-MİMAS (İYON) YOLU 22. etabı Badembükü-Denizgiren-Küçükbahçe-Çukurköy-Meli-Karareis arası videosunu görmek için burayı tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder