1 Aralık 2009 Salı

ŞEHR-İ İSTANBUL - RUMELİ HİSARI

Kurban Bayramı’nın birinci günü(06.11.2011) eşim ile beraber,  biraz Boğaz’da yürümek, sonra Rumeli Hisarı’nı, daha sonra da Anadolu Hisarını gezmek düşüncesi ile, Bolu’dan günübirlik İstanbul’a gitmiştik. 

Nasıl olsa herkes kurban keser, yollar ve trafik rahat olur hesabındaydık. Ne gezer, İstanbul yine aynı İstanbul. Sanki herkes bizim gibi düşünmüş, atlamış arabalara çıkmış dışarıya. Boğaziçi Köprüsü’nü bir saatte mi, bir buçuk saat de mi geçtik bilemiyorum.

Sonunda, Tarkan, Kara Murat, Malkoçoğlu gibi birçok Yeşilçam filminin çekimlerinin yapıldığı Rumeli Hisarı’na gelebildik.
Sarıyer İlçesi sınırları içinde yer alan ve bulunduğu bölgeye adını veren Rumeli Hisarı, İstanbul’u fethetmek isteyen Fatih Sultan Mehmet tarafından, İstanbul Boğazı’nda geçişleri kontrol  etmek amacı ile, Boğaz’ın en dar yerine yaptırılmış. Anadolu Hisarı’nın tam karşısında ki bu görkemli yapı, 1452 Yılının Nisan-Ağustos ayları arasında 4 Ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış.
Deniz kenarında ki büyük kulenin inşaatı Vezir-i Azam Çandarlı Halil Paşa, güneybatıda ki kulenin inşaatı Zağanos Paşa, kuzeyde ki kulenin inşaatı ise Saruca Paşa denetiminde yaptırılmış. Fatih Sultan Mehmet’de, Hisarpeçe(Siperli kale önü yapısı) ile büyük kuleleri birbirine bağlayan surların yapımına nezaret etmiş.

Aşıkpazade ve Nişancı tarihlerinde “Boğazkesen Hisarı” olarak da adlandırılan, yükseklikleri 28 ile 33 Metre, duvar kalınlıkları 6 ile 9 Metre arasında değişen Hisarda, orta ve küçük çapta 15 Kule mevcut. Hisar’a giriş ve çıkışlar 5 Kapı ile sağlanmış. Hisarın iç avlusunun ortasında yer alan ve Bizans devrinde yapıldığı sanılan sarnıç kalıntısı üzerine, Fatih tarafından yaptırılan Ebulfeth Camii, 1907 Yılında bir afet sonucu kendiliğinden yıkılmış. 
Rumeli Hisarı, 1509 Tarihinde meydana gelen büyük İstanbul afeti ile büyük zarar görmüş, ancak hemen onarılmış. 3.Selim döneminde de(1789-1807)çeşitli onarımlar gören Hisar, Cumhuriyet döneminde 1953-1958 yılları arasında yapılan restorasyon çalışmaları sonunda bugünkü halini almış ve 1961 Yılından itibaren müze olarak hizmet vermeye başlamış. Halen açık teşhir yapılan Hisar’ın iç avlusunda, 17. ve 19. Yüzyıllara ait toplar ve taş gülleler sergilenmekte.
Deniz kenarında ki Bayrak Kulesi de denilen Halil Paşa Kulesi içinde, Doğu Roma İmparatorluğu’nun doğal limanı olan Haliç’e, Osmanlı Devleti’nin 1453 Kuşatması sırasında gemi giriş ve çıkışlarını kontrol etmek amacıyla kullanılan Haliç Zincirleri’nin bir bölümü de bulunmakta. Rumeli Hisarı Çarşamba hariç her gün 09.00 – 16.30 Saatleri arası gezilip görülebilir.
Hisarın tüm kulelerine çıkıp inerken, kulelerden boğazın muhteşem manzarasını  ve geçen gemileri seyre dalıp akşamı etmişiz. Sonuçta, Anadolu Hisarını gezmeyi daha sonraya erteleyerek, boğazın kıyısında balık ekmeklerimizi yiyip yorgunluk attıktan sonra, Bolu’ya döndük.
Sağlıkla kalın.
Ayhan YÖRÜK

Rumeli Hisarı’nda çektiğim fotoğrafları görmek için lütfen burayı tıklayınız.

Not: Bu yazının hazırlanmasında Hisarlar Müze Müdürlüğü büroşüründen yararlanılmıştır.

1 yorum:

  1. Şinasi Yüksel5 Aralık 2011 02:01

    Ayhan'cığım, eline sağlık, oturduğumuz yerden Rumeli Hisarı'nı ve İstanbul'u gezmiş gibi olduk. Hem geziyorsun hem gezdiriyorsun!

    YanıtlaSil