1 Aralık 2009 Salı

YAMANLAR DAĞI ve ŞELALELERİ - SANCAKLI KÖYÜ -Karşıyaka / İZMİR

14 Şubat 2010 Pazar günü sevgili dostum Naim Bey ile birlikte, İzmir Karşıyaka Yamanlar Dağı’nda yürüyüş yaptık. Böylece son yağmurlar ile yeniden canlanan dereleri, şelaleleri tekrar görmek ve görüntülemek imkanı
elde ettik. Yamanlar’ın kuru-cılız dereleri, şelaleleri coşmuş, neredeyse geçit vermez olmuş. Doğa ise tam anlamıyla bir bahar havası. Her yer yemyeşil.
Yürüyüşümüze Sancaklı Köyünden başladık. Sancaklı Köyü’nde yoğun şekilde küçükbaş-büyükbaş hayvancılık yapılmasından dolayı, her tarafı (özür dileyerek) bok götürüyor. Bütün evlerin altında, çevresinde, yığın yığın hayvan gübresi yığınları. Tabi yağan yağmurlar ile de bunların sızıntıları her yerden akıyor. Dereler ise Sancaklı köyünden sonra lağım deresine dönüşüyor. Bence Sancaklı Köyü muhtarlığı bu kötü görüntülerin önüne geçecek önlemleri almalı. Birde köpekler. Her evde 3-4 tane iri, saldırgan çoban köpeği. Sancaklı Köyü içinden veya çevresinden geçecekler köpeklere karşı önlem almayı unutmamalı.
Rotamızı Kani Abi’nin büyük şelalesi ile onun yaklaşık 200-250 Metre üzerinde ki diğer şelale yanından geçirdik. Her ikiside gerçekten çok güzeldi. Yaklaşık 10 Metre civarında bir yükseklikten, yoğun bir su kütlesi ile muhteşem dökülüyorlardı. Su sesi Doğu Karadeniz dereleri gibi her yeri dolduruyordu.
Sanatoryum’un harabe halini ise, her gördüğümüzde çok üzülüyoruz. Cennet gibi bir yerde olan burayı işletmeyi beceremiyoruz. Çok yazık.
Yamanlar Dağı’nıda bulunan şelalelerden bir kaçının, Sancaklı Köyü ve kalesinin, Sivri(Parmak) Kaya'nın, Sanatoryum harabelerinin fotoğraflarının görmek için lütfen burayı tıklayınız.
Şairin dediği gibi "İnsan sahip olduğu yada içinde bulunduğu güzelliklerin farkına varmazmış. Ne zaman kaybedildiğinde de, ah vah edermiş."
Sizlerde tıklayınız ki İzmir Karşıyaka’ya yarım saat mesafe de ki güzelliklerin farkına varalım. Buraların korunması ve çocuklarımıza kalması için mücadele edelim. Sonra "ah vah" etmeyelim.
Ayhan YÖRÜK

1 yorum:

  1. Sevgili Ayhan,
    Bu yazın da tam bir "Araştırmacı Gazetecilik" örneği olmuş. Gerçekten de, aynen (çekinmeden) belirttiğin gibi, gerek Sancaklı köyünün ve gerekse de Sanatoryumun hali yürekler acısı. Bir yanda fakirlik, cahillik ve görgüsüzlük, bir yanda da ilgisizlik, değer bilmezlik, kıymetinin farkında olmamak. Nereden baksan elinde kalıyor. Kılasik deyimle "elin oğluda" olsa bu doğal güzellikler neler yapmaz. Hele Sanatoryum, bina yığını Karşıyaka'nın burnunun dibinde değil adeta burnunun içinde. Eline yüreğine sağlık.
    Son olarak Büyük Şelale(!) de, yıllar sonra sayende çok güzel resimler vermiş. Adeta yeniden doğmuş. Selamlar.
    Şinasi Yüksel

    YanıtlaSil